Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gündeme gelen Çocuk Koruma Kanunu değişiklik teklifine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Coşar, çocukların suça sürüklenmesinin ardındaki sosyolojik nedenlerin göz ardı edildiğini ve salt cezalandırma yönteminin sorunları çözmeyeceğini bildirdi.
Yoksulluk, eğitim sisteminden kopuş ve sosyal devlet politikalarındaki yetersizliklerin suça zemin hazırladığını savunan milletvekili, çocuk işçiliği ile çeteleşme gibi büyüyen tehlikelere dikkat çekti. Sadece cezaların artırılmasının yeterli bir önlem olmadığını aktaran Coşar, dezavantajlı mahallelerde çocuk merkezleri kurularak fırsat eşitliği sağlanması gerektiğini vurguladı.
SOSYAL İNCELEME RAPORU TARTIŞMASI
Meclis'e sunulan kanun teklifinde yer alan, 15 yaş altı çocuklar için zorunlu tutulan sosyal inceleme raporlarının 15 yaş üstü grupta hakim ve savcı takdirine bırakılması maddesi de eleştirilerin odağında yer aldı. Coşar, yaş ayrımı yapılmaksızın tüm çocukların bu rapora tabi tutulması gerektiğini belirterek, adalet sisteminde bu durumun bir istisna değil kural olması gerektiğini ifade etti.
SOSYAL İNCELEME RAPORU NEDEN ÖNEM TAŞIYOR?
Hukuk sisteminde Sosyal İnceleme Raporu, suça sürüklenen çocuğun ailevi, psikolojik ve çevresel şartlarını uzmanlar eşliğinde değerlendiren kritik bir belge olarak öne çıkıyor. Bu raporların her yaş grubunda standart hale getirilmesi, verilecek yargı kararlarının cezalandırma yerine rehabilitasyon odaklı olmasını sağlamak açısından temel bir güvence kabul ediliyor.
KAPALI İNFAZ VE YENİDEN ENTEGRASYON
Hükümlü çocukların eğitim evlerine gönderilmesi ve kapalı infaz kurumlarının ana model haline getirilmesi konusundaki endişelerini de paylaşan Coşar, çocukların yetişkinlerden farklı ihtiyaçları olduğuna dikkat çekti. Olası hak ihlallerine karşı sıkı denetim mekanizmalarının şart olduğunu aktaran milletvekili, çocukların kolluk kuvvetlerinde yetişkin muamelesi görmemesini ve her ilde özel çocuk mahkemelerinin kurulmasını talep etti.
Adli süreç sonrasında da devlet takibinin sürmesi gerektiğini bildiren Coşar, tahliye olan çocukların barınma, eğitim ve topluma uyum süreçlerinin kurumlar arası koordinasyonla izlenmesinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi. Çocuğun korunması ve topluma kazandırılması hedefinin, ceza adalet sisteminin merkezinde yer alması gerektiği yinelendi.




