Anantara Türkiye pazarına Çeşme'den 2 milyar TL ile giriyor
Anantara Türkiye pazarına Çeşme'den 2 milyar TL ile giriyor
İçeriği Görüntüle

Danıştay, Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi ile yapılan kısa süreli ev kiralamaları hakkında emsal niteliğinde bir karara imza attı. NTV'nin aktardığı habere göre yüksek mahkeme, Airbnb benzeri platformlar üzerinden yürütülen kiralama işlemlerinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Kararla birlikte, mülk sahiplerinden ticari kazanç hükümleri kapsamında talep edilen Katma Değer Vergisi (KDV), geçici vergi ve konaklama vergisi uygulamalarının yürütmesi durduruldu.

Maliye Bakanlığı daha önce yayımladığı genel yazıyla, izin belgesi alan mülk sahiplerinin ticari kazanç yönünden mükellef yapılması gerektiğini savunuyordu. Bu yorum doğrultusunda ülke genelinde birçok ev sahibine geriye dönük vergi mükellefiyeti açılarak vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar uygulanmıştı. Kesilen yüksek cezaların ardından bir mülk sahibinin açtığı iptal davası, uygulamanın hukuki sınırlarını yeniden çizdi.

TİCARİ FAALİYET İÇİN EK HİZMET ŞARTI

Danıştay kararında, bir konut kiralamasının ticari nitelik taşıması için organizasyonel yapıya dikkat çekildi. Yargı mercii, elde edilen gelirin ticari kazanç sayılabilmesi adına kiralama işleminin otel, apart veya pansiyon işletmeciliği formatında yapılması gerektiğini vurguladı. Günlük temizlik, kahvaltı, yemek veya ütü gibi ek hizmetler sunulmadığı sürece bu faaliyetlerin ticari organizasyon sayılamayacağı belirtildi.

Bu karar doğrultusunda, 7464 sayılı Kanun kapsamındaki standart konut kiralamalarından elde edilen gelirler, ticari kazanç yerine Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) statüsünde vergilendirilecek. Maliye'nin aksi yöndeki genelgesinin ilgili kısımlarının yürütmesi mahkeme kararıyla resmen durdurulmuş oldu.

CEZA ÖDEYEN MÜLK SAHİPLERİ NE YAPMALI?

Uygulamanın durdurulması, bugüne kadar geriye dönük ceza ve vergi ödeyen mülk sahipleri için yeni hukuki yollar açtı. Hatalı tarhiyatlar nedeniyle mağduriyet yaşayan vatandaşların önünde iki farklı seçenek bulunuyor.

Birinci yöntemde, Danıştay'ın esastan vereceği nihai karar beklenmeden Vergi Usul Kanunu'nun 118'inci maddesi dayanak gösterilerek vergilendirme hatası gerekçesiyle düzeltme şikayetinde bulunulabiliyor. İkinci alternatifte ise hak sahipleri, yüksek mahkemenin esastan vereceği kesin kararı bekleyerek sürecin tamamlanmasının ardından iade ve düzeltme taleplerini resmi makamlara iletebilecek.

Kaynak: Haber Merkezi