ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, otomotiv üreticisi Ford yaklaşık 420 bin aracı kapsayan geniş çaplı bir geri çağırma programı başlattı. Kararın temelinde, kaza anında hayati önem taşıyan emniyet kemeri mekanizmalarında tespit edilen teknik bir aksaklık yatıyor.
NHTSA yetkililerinin bildirdiğine göre, söz konusu araçların sürücü ve ön yolcu koltuklarında yer alan emniyet kemeri gergi sistemleri (pretensioner) beklenmedik anlarda yanlışlıkla kilitlenme eğilimi gösteriyor. Bu mekanik arıza, kemerin gerektiğinde uzamasını veya geri sarılmasını engelleyerek yolcu koruma kalkanını zayıflatıyor. Kurum uzmanları, sistemin düzgün çalışmamasının olası bir çarpışma anında yolcuların yeterince korunamamasına yol açarak yaralanma riskini doğrudan artırabileceği uyarısında bulundu.
HANGİ MODELLER RİSK ALTINDA?
Geri çağırma operasyonu, toplam 419 bin 967 adet aracı içeriyor. Kapsama alınan araçlar arasında 2018 ile 2022 model yılları arasında üretilen Ford Expedition ve Lincoln Navigator serileri bulunuyor. Otomotiv şirketi, ilgili araç sahiplerinin yetkili servislere yönlendirileceğini aktardı. Servis noktalarında araçların emniyet kemeri mekanizmaları detaylı bir incelemeden geçirilecek. Yapılacak kontroller sonucunda arızalı olduğu tespit edilen emniyet kemeri makaraları ve bağlantılı tüm parçalar tüketiciye hiçbir maliyet yansıtılmadan ücretsiz olarak değiştirilecek.
GERİ ÇAĞIRMA SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
Küresel otomotiv pazarında standart bir güvenlik prosedürü olan geri çağırma kararları, üreticilerin olası güvenlik zafiyetlerini proaktif olarak çözme stratejisinin bir parçası olarak uygulanıyor. Araç sahipleri, uluslararası uygulamalarda genellikle araç şasi numaraları (VIN) üzerinden üretici web siteleri veya resmi güvenlik kurumlarının veri tabanları aracılığıyla kendi araçlarının risk grubunda olup olmadığını sorgulayabiliyor. Ford'un başlattığı bu son kampanya da, üretim bandından kaynaklanabilecek potansiyel hataların tüketici güvenliğini tehdit etmeden çözülmesini hedefleyen rutin bir kalite kontrol adımı olarak öne çıkıyor.





