Antalya'nın Finike ilçesine bağlı Çavdır Mahallesi'nde yer alan yaklaşık 116 yıllık Çavdır Büyük Camii, devam eden restorasyon çalışmaları sırasında 20 Temmuz gecesi kısmen yıkıldı. Meydana gelen çökmenin ardından alandaki tüm çalışmalar durdurulurken, olayın kesin nedeni Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından hazırlanacak teknik raporla netleşecek.
Kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte mimari özelliklerinden yola çıkılarak 1905-1910 yılları arasında inşa edildiği değerlendirilen yapı, bölgenin önemli tescilli kültür varlıkları arasında bulunuyordu. Antalya Körfez Gazetesi'nden Ertuğrul Gün'ün aktardığına göre, 75 santimetre kalınlığında kesme taş duvarlara sahip olan caminin iç mekânında ahşap kaplama, ana kubbesinde ise ahşap taşıyıcı sistem kullanılmıştı. Toplam 850 metrekare alana yayılan ve 1995 yılında eklenen bölümlerle 600 kişilik kapasiteye ulaşan tarihi yapının mihrap bölümü dönemin özel alçı işçiliğini taşıyordu.
MOLOZLAR MEZARLARIN ÜZERİNE DÜŞTÜ
Kültürel miras envanter çalışmaları kapsamında 1 Ağustos 2026 tarihinde bölgeye giden araştırmacı Orhan Deniz Kaplan, yapının etrafında hiçbir bilgilendirme tabelası bulunmadığını belirtti. Caminin arka kısmının tamamen çöktüğünü ifade eden Kaplan, yıkılan duvarlardan kopan molozların hazire alanındaki tarihi mezarların üzerine düştüğünü vurguladı.
Çavdır Mahallesi Muhtarı Ömer Fırtına ise çökmenin doğrudan restorasyon işlemleri esnasında yaşandığını doğruladı. Taş duvarların arasında toprak harç kullanıldığının ifade edildiğini aktaran Fırtına, Koruma Kurulu yetkililerinin inceleme yapmasını beklediklerini dile getirdi.
TESCİLLİ YAPILARDA ÇÖKME SONRASI SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Türkiye'deki tescilli kültür varlıklarının restorasyon süreçlerinde yaşanan bu tür hasar veya çökme durumlarında, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları devreye giriyor. Hazırlanacak detaylı teknik raporlar, çökmede bir uygulama hatası olup olmadığını saptamanın yanı sıra yapının geleceğini de şekillendiriyor. Kurul kararı doğrultusunda, mevcut kalıntıların güçlendirilmesiyle restorasyona devam edilebileceği gibi, aslına uygun olarak tamamen yeniden inşa (rekonstrüksiyon) kararı da alınabiliyor.
Tarihi caminin yeniden ibadete açılıp açılamayacağı, uzman heyetin yapacağı kapsamlı incelemelerin ardından kesinlik kazanacak.




