Fatma'ya Balyoz kararları konusunda ne düşündüğünü sordum. 'Yaa, çok üzüldüm; acaba suçları var mıydı?” dedi… Fatma haklıydı. Toplumdaki genel kaygıyı dillendiriyordu… Kafasını fazla karıştırmadan, onun anlayacağı...

Fatma’ya Balyoz kararları konusunda ne düşündüğünü sordum. “Yaa, çok üzüldüm; acaba suçları var mıydı?” dedi… Fatma haklıydı. Toplumdaki genel kaygıyı dillendiriyordu… Kafasını fazla karıştırmadan, onun anlayacağı şekilde anlatmaya koyuldum…Atatürk’ün devrimlerinden, kendini o devrimleri korumakla görevlendirmiş ordudan ve yaklaşık 90 yıldan beri kinini köreltmeyen karşı devrimcilerden yani bugünkülerden(!) bahsettim. Bugünlerde öncelikli sorgulanması gerekenin tutuklananların suçlu olup olmadıkları değil, hangi koşullarda yargılandıkları olduğunu söyledim.“Fatma, Amerika’nın Irak işgali sırasında Türkiye’yi kullanma isteğine ordunun komuta kademesi karşı çıkmış ve hükümetin bir kanadının da iradesiyle 1 Mart tezkeresine ret oyu verilmişti. O gün, Ankara’daki ABD büyükelçiliğinde bizimkiler için “.…pu çocukları” dendiği yakınlarımdan duymuştum. Amerika, çuvalı başımıza geçirdikten sonra kinini diri tutan diğerleriyle işbirliği yapıp o komutanları derdest etti. Sorun budur” dedim…Fatma’ya referandumu hatırlattım. İktidarın, demokrasi vaadi ile yola çıkıp, yüzde elli sekizlik bir oluru aldıktan sonra harekete geçtiğini, yargıyı tamamen kendi isteğine göre şekillendirdiğini anlattım. Faşizmden, anlamayabilir diye fazla dem vurmadım. Ama dünyadaki bütün benzerleri gibi o baskıcı rejimlerin de halkın çoğunluk oylarıyla iş başına geldiğinden bahsettim. Yani bir ülkenin tüm kurumlarıyla çökertilmesinin, bambaşka bir yönetimin oturtulmasının kılıfının kendisinin oyundan geçtiğini söyledim.“Çünkü” dedim Fatma’ya, “çağımızın ileri demokrasilerinde, özgür ülkelerinde bizdeki uygulamaların onda birinde insanlar haklarını aramak için sokağa dökülürler, tepki gösterirler. Ama bizim üstümüzde ölü toprağa serildiğinden kılımızı kıpırdatmıyoruz. Eğer, hükümeti kollayan ahlaksız Batı’nın ölçüsü böyle bir demokrasi anlayışı ise, sen de oynanan oyunu seçimdeki “oyun” ile bozacaksın. Başka çıkarı yok…”Balyoz kararlarının açıklandığı gece yarısı gelen zamları bilip bilmediğini de sordum. Zor bela, ikinci el aldıkları arabalarının LPG’sinin % 11 daha pahalı dolacağını, kocasının tek avuntusu olan kadehine zehir kattıklarını anımsattım. “Kayınpederinden kalan arsanın tapu bedeline gelen zammı biliyor musun?” dedim…* * *Bu ülke teslim alınıyor; tüm kurumlarıyla çökertiliyor… Fatmagiller bir şeylerin döndüğünü seziyor ama daha yılan ona dokunmadığı için bin yaşasın diyor… Başta da belirttiğim gibi kılıf Fatma’nın seçimlerdeki özgür iradesi olduğu söylenen bir oyuna göre hazırlanıyor... Onlara her zamankinden fazla sahip çıkılmalı, daha çok anlatılmalı… Herkes kendi Fatma’sına sahip çıkmalı, başka çare yok…