Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde, birinci derece koruma statüsündeki Kırkgöz (Düden) su kaynakları havzasında yer alan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi için kapasite artırımı planlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na sunulan projeyle birlikte, mevcut Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) alanının yaklaşık dört katına çıkarılması hedefleniyor.
Antalya Körfez Gazetesi'nin aktardığına göre, 26 Ağustos 2008 tarihinde Antalya Valiliği'nce 21,87 hektarlık alan için verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararıyla faaliyete başlayan tesisin, yeni başvuru kapsamında 90,97 hektarlık bir alana yayılması talep edildi. Projede kalker ocağının yıllık 6 milyon 25 bin tonluk üretim miktarında bir değişiklik öngörülmezken, kırma-eleme tesisinin yıllık kapasitesi 1 milyon 666 bin tonluk artışla 350 bin tondan 2 milyon 16 bin tona yükseltilecek. Geriye kalan 4 milyon 9 bin tonluk malzemenin ise işlenmeden tüvenan olarak doğrudan satılacağı belirtildi.
ÇED SÜRECİ VE İZİNLER NE AŞAMADA?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından verilen işletme ruhsatının 9 Şubat 2023 ile 9 Şubat 2033 tarihleri arasında geçerli olduğu bildirildi. ÇED dosyası üzerindeki İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısının 30 Temmuz 2026 tarihinde yapılacağı açıklandı. Toplam 76 milyon 376 bin 974 lira yatırım bedeline sahip projede, çalışmaların açık işletme yöntemi ve kontrollü patlatma tekniğiyle yürütüleceği ifade edildi. Tesisin yılda 12 ay, ayda 25 gün ve günde 16 saat olmak üzere iki vardiya sistemiyle çalışacağı, ayrıca 30 kişiye istihdam sağlayacağı rapora yansıdı. Proje sahasının Antalya kent merkezine 55, Döşemealtı ilçe merkezine 35 ve Dağbeli Mahallesi'ne 3 kilometre uzaklıkta olduğu, en yakın yerleşime ise kuş uçuşu 1550 metre mesafede yer aldığı kaydedildi.
ORMAN ARAZİSİ VE SU KAYNAKLARINA ETKİSİ NEDİR?
Genişletilmesi planlanan 90,97 hektarlık ÇED alanının tamamı orman vasfındaki arazilerden oluşuyor. Alanın yüzde 77'si geniş yapraklı orman, yüzde 23'ü ise bitki değişim alanı niteliği taşıyor. Kırkgöz kaynakları, yeraltı suyu akifer yapısıyla Antalya havzasının en kritik tatlı su rezervlerinden birini oluşturuyor ve kentin su döngüsünde stratejik bir rol üstleniyor. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, bu stratejik yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarına zarar verilmemesi şartıyla görüş bildirirken, alandaki üç kapalı orman parçasından oluşan yaklaşık 6 bin metrekarelik kısmın çalışma sahası dışında bırakıldığı belirtildi.
Projenin kentin içme suyu ve tarımsal faaliyetleri üzerindeki olası etkileri yerel kamuoyunda yakından takip ediliyor. Yeniköy Mahalle Muhtarı Ahmet Kıvrak, Kırkgöz havzasının bölge tarımı ve doğal yaşamı için stratejik bir can damarı olduğunu vurgulayarak, kapasite artışı talebine tepki gösterdi. Kıvrak, ÇED sürecinin bilimsel veriler ışığında, şeffaf ve kamu yararı öncelikli olarak yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.




