ALANYA Belediye Meclisi’nin her ay merakla beklenen oturumları, Başkan Osman Tarık Özçelik’in artık klasikleşen "Z Raporu" tadındaki açıklamalarıyla bu ay da oldukça hareketliydi. Meclis salonunda yankılanan sözlerin satır araları, şehrin geleceğine dair çok önemli ipuçları barındırıyor. Özellikle bizim Yeni Alanya Gazetesi olarak ısrarla manşete taşıdığımız, "Dim Çayı neden bir Porsuk Çayı olmasın?" çağrımız, görünen o ki karar vericilerin ajandasında en üst sıralara yükselmiş durumda.

Hatırlayacak olursanız; hak sahiplerinin kazanılmış haklarının korunduğu, ancak modern bir çehreye kavuşmuş, halkın nefes alabileceği, sosyal donatılarıyla zenginleştirilmiş bir Dim Çayı projesi için yüksek sesle bir gündem oluşturmuştuk. Bugün gelinen noktada, BAKA (Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) üzerinden yapılacak bir planlama süreci konuşulmaya başlandı bile. Bu, sadece bir temenni değil, profesyonel bir vizyonun ayak sesleridir.

Başkan Özçelik’in Meclis’teki konuşmasında değindiği noktalar, Alanya halkının sosyal yaşamına doğrudan dokunacak, kamu eliyle inşa edilen mekanların müjdesini veriyor. Başkan, şehrin kalbi olan Atatürk Caddesi'ndeki çalışmaların hızla tamamlanacağını belirtirken, rotayı hemen ardından Dim Çayı ve Mahmutlar aksına çevireceklerini şu sözlerle ifade etti: "Mahmutlar’la beraber Dim Çayı’nın da planlamasını yarından itibaren yapmaya başlayacağız. Asfalt ve gerekli altyapı neler yapıldığını planlayıp ihtiyacımıza göre de orada da çalışmaya başlayacağız. Dim Çayı bir yaz sezonu boyunca Alanya’ya gelen turistlerin, yaklaşık 2 milyona yakın turistin ziyaret ettiği güzide bir bölgemiz ve biz 2027 sezonunda o güzide bölgemizde de işimizi inşallah bitirmiş olacağız. Bu arada da 2027’ye kaymakamlıkla beraber bize izin verilecek olan iki bölge var. Oraya inşallah halkımızın da pikniğini yapabileceği en az bir planlanan iki ama en az bir tane mesire alanını da hizmete almış olacağız." Bu projeyi daha kıymetli kılan ise sadece yerel yönetimin değil, iktidar kanadının da bu vizyona destek veriyor olması. Geçtiğimiz günlerde AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mehmet Şarani Tavlı ile yaptığım görüşmede aldığım o samimi yanıt hala kulaklarımda: "Vatandaşlarımızın huzur bulacağı her projeye destek veririz." İşte Alanya’nın özlediği tablo tam olarak budur. Şehrin geleceği söz konusu olduğunda siyasi farklılıkların bir kenara bırakılıp hizmette yarışılması, Alanya'nın en büyük kazanımı olacaktır.

Dim Çayı, yıllardır Alanya'nın en büyük turizm ve sosyal yaşam değerlerinden biri olmasına rağmen, maalesef hak ettiği modern planlamadan yoksundu. Şimdi önümüzde somut bir tarih (2027) ve somut bir irade var. Yeni mesire alanları, altyapısı yenilenmiş yollar ve modern bir çevre düzenlemesiyle Dim Çayı, sadece bir "restoranlar bölgesi" olmaktan çıkıp, Alanya halkının gurur duyacağı gerçek bir yaşam alanı olacak.

Umudumuz odur ki; bu süreç şeffaf bir şekilde ilerler, hak sahipleri mağdur edilmez ve Alanya, vaat edilen o pırıl pırıl yeni çehresine zamanında kavuşur. Biz de bu sürecin her adımını takip etmeye ve halkımızın sesi olmaya devam edeceğiz.

Esen kalın…