Antalya'nın Demre ilçe merkezine yaklaşık 2 kilometre mesafede yer alan Myra Antik Kenti, Likya'dan Bizans'a uzanan köklü geçmişiyle bölgenin en önemli kültürel mirasları arasında bulunuyor. Antalya Ekspres'in aktardığı bilgilere göre, bir dönem Likya eyaletine başkentlik yapan yerleşim, günümüzde özellikle kaya mezarları ve görkemli tiyatrosuyla öne çıkıyor.

M.Ö. 5'inci yüzyıla kadar dayanan tarihiyle dikkat çeken kentin adı, Likçe yazıtlarda "Myrrh" olarak geçiyor. Yüce Ana Tanrıça'nın yeri anlamına gelen bu isim, kentin antik çağlardaki dini ve kültürel ağırlığını yansıtıyor. Bölgede bulunan sikkeler ve kaya mezarları, yerleşimin o dönemde ne denli merkezi bir konumda olduğunu doğruluyor.

KAYA MEZARLARI VE ROMA TİYATROSU

Antik kentin güneye bakan sarp kayalıklarına oyulmuş mezarlar, Likyalıların sivil ahşap mimarisini taşa yansıtan en net örnekler olarak kabul ediliyor. Kabartmalı ve kitabeli bu mezarların hemen yanında ise Roma dönemine tarihlenen devasa bir tiyatro yükseliyor. Tiyatronun oturma alanları ve sahne binasının ikinci katına kadar olan bölümü, günümüze büyük ölçüde sağlam ulaşmış durumda.

Demre'de sivrisinek artışı sonrası ortak ilaçlama başladı
Demre'de sivrisinek artışı sonrası ortak ilaçlama başladı
İçeriği Görüntüle

NOEL BABA'NIN PİSKOPOSLUK YAPTIĞI KENT

Hristiyanlık tarihi açısından kritik bir merkez olan Myra, M.S. 4'üncü yüzyılda bugün "Noel Baba" olarak tanınan Aziz Nikolaos'un piskoposluk yaptığı yer olarak biliniyor. St. Paul'ün de ziyaret ettiği kentin deniz ticareti ise günümüzde Çayağzı olarak bilinen Andriake Limanı üzerinden yürütülüyordu. Demre Çayı'nın batısındaki kanallar sayesinde iç kesimler ile deniz bağlantısı kesintisiz sağlanıyordu.

LİKYA BİRLİĞİ'NDE 3 OY HAKKI NE ANLAMA GELİYOR?

Antik dönemin en önemli demokratik yapılanmalarından biri olan Likya Birliği'nde şehirler, nüfus ve ekonomik büyüklüklerine göre bir, iki veya üç oy hakkına sahipti. Strabon'un kayıtlarına göre Myra'nın en üst sınır olan üç oy hakkına sahip altı büyük kentten biri olması, onun antik çağda bölgenin metropolleri arasında yer aldığını gösteriyor.

M.S. 2'nci yüzyılda zengin bölge halkının destekleriyle altın çağını yaşayan kent, ilerleyen yüzyıllarda doğal afetler ve siyasi çalkantılarla yüzleşti. Depremler, Demre Çayı'nın getirdiği alüvyonlar ve Arap akınları kentin coğrafi yapısını bozarak gerilemesine yol açtı. M.S. 7'nci yüzyıldan itibaren küçülmeye başlayan Myra, 12'nci yüzyılda mütevazı bir yerleşime dönüşse de bugün Demre'nin tarihi kimliğini yaşatmaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi