Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında yer alan İzlanda, zorlu iklim koşullarına rağmen jeotermal enerjiyle ısıtılan seralarda tarımsal üretimini artırıyor. Ülke, yer altı sıcak su kaynaklarını kullanarak domates ve salatalık gibi ürünlerde dışa bağımlılığını büyük ölçüde azalttı.

Ülkenin volkanik yapısı sayesinde elde edilen sıcak su, borularla seralara taşınarak bitkiler için ideal ortamı sağlıyor. Kış aylarında güneş ışığının yetersiz kalması ise yapay aydınlatma sistemleriyle telafi ediliyor. Söz konusu teknolojik altyapı sayesinde 2000 yılından bu yana ülkedeki sera sebzeciliği yaklaşık iki katına çıktı.

And Dağları'nda yeni kedi türü: Leopardus tilcayo
And Dağları'nda yeni kedi türü: Leopardus tilcayo
İçeriği Görüntüle

ÜRETİMDE HANGİ ÜRÜNLER ÖNE ÇIKIYOR?

Mevcut sistemle İzlanda, tükettiği domateslerin yüzde 70'ini ve salatalıkların neredeyse tamamını kendi sınırları içinde üretiyor. Soğuk iklime rağmen ticari çilek yetiştiriciliği de kapalı sistemlerde yıl boyunca kesintisiz sürdürülüyor.

SICAK İKLİM MEYVELERİ NEDEN TİCARİLEŞEMİYOR?

Seralarda muz, üzüm ve kavun gibi tropikal iklim bitkileri de başarıyla yetiştirilebiliyor. Ancak muz gibi ürünlerin uzun süreli yüksek sıcaklık ve yapay ışık gereksinimi, üretim maliyetlerini ithal ürünlerin çok üzerine çıkarıyor. Bu nedenle tropikal meyvelerin üretimi şimdilik ticari boyuta taşınamıyor.

Doğalgaz veya fosil yakıt kullanmadan tamamen yenilenebilir jeotermal enerjiye dayanan bu model, ekstrem iklimlerde gıda güvenliği açısından sürdürülebilir bir vizyon sunuyor. Ülke henüz tüm meyve ve sebze ihtiyacını kendi başına karşılayamasa da, kurulan altyapı sert koşullarda bile binlerce tonluk yerli üretime imkan tanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi