Türkiye cuma sabahına, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düğmeye bastığı dev bir yolsuzluk dosyasıyla uyandı. Yürütülen 'rüşvet' ve 'irtikap' soruşturması kapsamında, aralarında Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in de bulunduğu 6 kritik isim eş zamanlı şafak baskınlarıyla gözaltına alındı.
KUMPAS İDDİASI VE GEÇMİŞTEKİ BÜYÜK KRİZ
Hakkındaki ağır suçlamalarla gündeme oturan Günel için CHP cephesinden ilk ve en sert tepki Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan'dan geldi. Tezcan, süreci halkın iradesine yönelik bir operasyon olarak nitelendirerek, "Sandıkta yenemediklerini kumpas dosyalarıyla susturmaya çalışanlar bilsin ki Kuşadası'nın iradesi gözaltına alınamaz. Başkanımız derhal serbest bırakılmalıdır" ifadelerini kullandı. Öte yandan bu sarsıcı gelişme, ocak ayında patlak veren başka bir idari kaosu akıllara getirdi. Kuşadası'nda kaçak ve izinsiz yapılaşma gerekçesiyle Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Kuşadası Belediyesi ekipleri sahada karşı karşıya gelmiş, polis olaylara müdahale etmek zorunda kalmıştı. O dönem Başkan Günel, CHP'den istifa ederek AK Parti saflarına katılan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nu açıkça hedef almıştı.
SİYASETE YÖNELİK TUTUKLAMA FIRTINASI
Son haftalarda CHP'li belediyelere yönelik hız kazanan adli süreçler, siyasetin tansiyonunu kritik bir seviyeye taşıdı. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın tutuklanmasıyla başlayan adli fırtına, en son İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na uzanmıştı. İmamoğlu, üniversite diplomasının iptal edilmesinden bir gün sonra 18 Mart'ta gözaltına alınmış, 23 Mart'ta ise 'yolsuzluk' suçlamasıyla cezaevine gönderilmişti. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecinin hemen öncesinde peş peşe gelen bu operasyonlar dizisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği o çarpıcı mesajı yeniden siyasetin merkezine taşıdı: "Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu."




