Tahsin Biner: “Alanya il olursa esnaf ve turizm zarar görür”
Tahsin Biner: “Alanya il olursa esnaf ve turizm zarar görür”
İçeriği Görüntüle

RUS iş insanı Enver Sezer yurt dışındayken, iddiaya göre ortağı A.K. ve birlikte çalıştığı O.K. tarafından Sezer adına sahte elektronik imza çıkarıldı. A.K. tarafından 5 Ağustos 2025'te Alanya İcra Müdürlüğü'ne Enver Sezer aleyhine yaklaşık 10 milyon TL'lik icra takibi başlatıldı. İki gün sonra Sezer adına oluşturulan elektronik imza kullanılarak iddiaya göre UYAP sistemi üzerinden 'Borcu kabul ve itirazdan feragat' dilekçesi gönderildi. 13 Ağustos 2025'te icra takibi kesinleşti ve Sezer'e haciz işlemi başlatıldı. Durumu fark eden Enver Sezer, Alanya Cumhuriyet Savcılığı'na giderek suç duyurusunda bulundu. Hazırlanan iddianamede, söz konusu işlemin yapıldığı IP adresinin, şüpheli D.U. adına kayıtlı internet aboneliğine ait olduğu tespit edildi.
'ŞÜPHELİLER SUÇLAMALARI REDDETTİ'
A.K. ifadesinde, şirket ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirket alacakları nedeniyle icra takibi başlattıklarını söyledi. O.K. ise ortaklık sürecinde Enver Sezer'in yurt dışı hesaplara para transfer ettiğini düşündüklerini ve bu nedenle taraflar arasında sorun yaşandığını öne sürdü. D.U., emlak ve tapu takip işleri yaptığını, iş yerindeki internet ağının şifresini müşterilerle paylaştığını belirterek, suçlamaları reddetti. Savcılık, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek Enver Sezer adına bilgisi ve rızası dışında elektronik imza oluşturdukları, bu imza ile UYAP sistemi üzerinden icra dosyasını kabul ettiklerini ve bu şekilde kamu kurumları ile bilişim sistemlerini araç olarak kullanarak haksız menfaat temin etmeye teşebbüs ettikleri yönünde yeterli şüphe oluştuğunu kaydetti. İddianamenin kabulünün ardından Alanya 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
'BEN TÜRKİYE'DE YOKKEN ADIMA İŞLEM YAPILDI'
Süreçte büyük mağduriyet yaşadığını söyleyen Enver Sezer, “Yaklaşık 6 yıldır Türkiye'de yaşıyorum ve burada ticaret yapıyorum. Ben Türkiye'de değilken adıma elektronik imza çıkarıldığını öğrendim. Daha sonra bu imza kullanılarak borcu kabul ettiğime dair işlem yapılmış. Bilgim ve rızam dışında yapılan bir işlem. Savcılık da zaten olayla ilgili soruşturma başlattı. Buna rağmen icra süreci devam ediyor. Araçlarıma ve banka hesaplarıma haciz konuldu. Çok büyük mağduriyet yaşadım. Çocuklarım okula gidemiyor. Türk adaletine güveniyorum ve gerçeğin ortaya çıkacağına inanıyorum" dedi.
'250 MİLYON LİRALIK BORÇ GÖRÜNÜYOR'
Enver Sezer'in avukatı Muhammet Tokalı, soruşturma dosyasındaki delillerin sabit olduğunu belirterek, “Savcılık da yurda giriş-çıkış kayıtlarını inceleyerek müvekkilimin o tarihte Türkiye'de olmadığını tespit etti. Ardından bu elektronik imza kullanılarak UYAP sistemi üzerinden icra dosyasına borcu kabul ve itirazdan feragat dilekçesi sunuluyor. Sonrasında icra takibi kesinleşiyor ve haciz işlemleri başlıyor. Savcılık burada bilişim sistemleri kullanılarak işlenmiş bir dolandırıcılık şüphesi bulunduğunu değerlendirip dava açmış. Ancak icra işlemleri devam ediyor. Müvekkilimin banka hesaplarına haciz konuldu, malları üzerinde işlemler yapıldı. İsnat edilen borç, 10 milyon Türk Lirası ve 500 bin avro olarak gösterildi. Daha sonra bu borç üzerinden Türk Lirası kısmına yüzde 100, avro kısmına yüzde 50 faiz işletildi ve dosya bugün yaklaşık 250 milyon liralık büyüklüğe ulaştı" diye konuştu.
'CEBİNDEKİ SON PARAYA KADAR HACİZ İŞLEMİ UYGULANDI'
Haciz işleminin durdurulmasını talep eden Tokalı, “Bu süreçte Avsallar'daki 48 dairelik proje satış aşamasına geldi. Taşınmazlar için değer tespiti yapıldı, satış talep edildi ve dosya artık fiilen satış aşamasında. Bunun yanında müvekkilimin banka hesaplarına haciz konuldu, hatta evine gidilerek cebindeki son paraya kadar haciz işlemi uygulandı. Bu süreç, suçun devamı niteliğindedir. Eğer satış gerçekleşirse, bugün teşebbüs aşamasında olan mağduriyet tamamlanmış olacaktır" ifadelerini kullandı.
'HUKUK DIŞI MÜDAHALELERLE KARŞILAŞTIK'
O.K. ve A.K'nin avukatları Hasan Başaran, "Karşı taraf, ortada hiçbir alacak verecek ilişkisi yokmuş, şahsın haberi olmadan icra takibi yapılmış ve mal varlıklarına haciz uygulanmış gibi bir algı oluşturuyor. Hatta müvekkiller yurt dışındayken sahte imza üretildiği yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak taraflar arasında düzenlenmiş bir protokol var.
Normalde icra dosyalarındaki borç miktarı çok daha fazla olmasına rağmen, icra takipleri başladıktan sonra taraflar 2026 yılının Ocak ayında bir araya geldi. Bu uyuşmazlığın çözümüne ilişkin görüşmede tanıklar da vardı. Karşı tarafın avukatı Muhammed Tokalı da toplantıya katıldı. Hatta söz konusu anlaşma, Muhammed Tokalı’nın kendi el yazısıyla kaleme aldığı bir metin.
Bu anlaşmada, iki icra dosyasına ilişkin 800 bin euro üzerinden ödeme yapılacağı, 15 Şubat’a kadar ödeme gerçekleşirse vekalet ücreti talep edilmeyeceği açıkça yazıldı. Aksi durumda ise dosyaların güncel hesapları üzerinden işlemlere devam edileceği belirtildi.
Bunun dışında süreçte hukuk dışı müdahalelerle de karşılaştık. Alanya’da geçmişte bir siyasi partinin ilçe yönetiminde görev yapmış bazı kişiler devreye girdi. Farklı teklifler yapıldı, tehditler aldık. Olaylar zaman zaman hukuk zemininden çıkmaya başladı. Ancak biz mücadelemizi hukuk çerçevesinde sürdürmeye devam ediyoruz.
Karşılıklı açılan davalar ve savcılık şikayetleri bulunuyor. Ben de vekil olarak şikayet edildim. Bunların tamamı yargısal süreçlerdir. Bizim tek isteğimiz kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirilmesi.
Bu dava süreci yaklaşık sekiz dokuz aydır devam ediyor. Bu süre boyunca taraflar birçok kez anlaşmak için bir araya geldi. Üç ya da dört kez anlaşma sağlandı, çeşitli taahhütlerde bulunuldu. Ancak her seferinde farklı gerekçelerle bu taahhütler yerine getirilmedi" dedi.

Kaynak: DHA/Haber MERKEZİ