Hiç gündemimizden düşmeyen konumuz trafik kazaları... Nasıl görmezden gelelim, hemen hemen her gün can yakıcı kazalar oluyor. Kanımca denetimler yetersiz kalıyor. Trafik kurallarına yeteri kadar uymuyoruz. Araç sürme sürelerine uymuyoruz....

Hiç gündemimizden düşmeyen konumuz trafik kazaları...
Nasıl görmezden gelelim, hemen hemen her gün can yakıcı kazalar oluyor.
Kanımca denetimler yetersiz kalıyor. Trafik kurallarına yeteri kadar uymuyoruz. Araç sürme sürelerine uymuyoruz. Araçların bakımları zamanında yapılmıyor.
Birkaç gün önce televizyon haberlerinde bir kamyon şoförünün örnek bir davranışını gördüm. Bana çok yaratıcı ve ilginç geldi.
Yanılmıyorsam Erzincan civarında yüklü kamyonuyla giderken birden yolun yarısında frenleri boşalıyor. Araç kontrolden çıkıyor. Çaresiz kalan şoför hemen polisi arıyor.
Polis ön alıyor ve süratle yolu boşaltıyor. Bu sırada kamyonun hızı yüz otuz kilometreyi geçiyor. Yolda zamanla yarışan polis bir de yola engel koyuyor.
Engele ulaşan kamyonun hızı düşüyor ve nihayet durabiliyor.
Aman Yarabbi ne zor ve yorucu ben anlatırken bile yoruldum.
Burada sıra dışı çare üretip bir sürü kazanın önlenmesine sebep olan kamyon şoförünü kutluyorum.
Ayrıca kendilerine gelen yardım çağrısına süratle cevap verip canla başla önlem alan trafik polisini canı gönülden kutluyorum.
Eğer kamyon sürücüsü "Olan oldu çare yok artık nereye kadar giderse gitsin” diyerek boş verseydi facia yaşanacaktı.
Aynı şekilde poliste ağırdan alsaydı umarsız davransaydı cinayet gibi kazalar olacaktı.
İşleyen akıl galip geldi. Yani ellerinden gelen her şeyi yaptılar.
Her zaman her yerde aklımızı sonuna kadar kullanıp sonrasını Allah'a bırakıp tevekkül etmeliyiz. Çünkü bunda sonrası sonsuzluğun sahibi yüce Allah'a emanet…