Hikayelerde bir dev adamdan bahsedilir. Dev, yenilmez, güçlü, kuvvetli ve çok büyük bir varlıktır. Onun yanında insanlar, sinek gibi vızıldayan yaratıklardır. O istediğini, tek eliyle bile yere serer, tepe taklak ediverir. Ülkemizi 1984 yılından...
Hikayelerde bir dev adamdan bahsedilir. Dev, yenilmez, güçlü, kuvvetli ve çok büyük bir varlıktır. Onun yanında insanlar, sinek gibi vızıldayan yaratıklardır. O istediğini, tek eliyle bile yere serer, tepe taklak ediverir. Ülkemizi 1984 yılından beri meşgul eden, binlerce şehidin kanına giren, binlerce askeri yaralayıp, kolsuz, bacaksız bırakıp gazi yapan, köyleri yakıp, yıkıp halkını sürgüne mecbur eden ve Devletimizi yüz binlerce dolar harcamaya mahkum bırakan PKK. belası son günlerde dağlarda pusu kurup uzun namlulu tüfeklerle kalleşçe saldırı yapmakta, yollara mayın döşeyip uzaktan kumanda ile eylem de bulunmaktadır. Ancak, bu kalleş teröristler, her eylemden sonra kaçarak kendisini gizletmekte de çok mahirdirler. İki seneden beri "Kova Civaken Kürdistan" yani kısa adı KCK olan yeni bir terör örgütü, şehir ve kasabalarda yapılanıp çocukların eline molotof kokteyli vererek etrafı ateşe verdirmekte, yol ve caddelere bomba koydurarak hem halkımıza korku vermekte, hem de ev, dükkan, iş yeri ne varsa tahrip ettirmekte, maalesef bazı suçsuz ve gariban kişilerin ölümüne ve yaralanmasına sebep olmaktadır. Meğer bu KCK hem PKK terör örgütünün hem de Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) de üzerinde, onlara talimat veren, onları yönlendiren ve kendisini devlet yerine koyarak masum ve zavallı Kürt kardeşlerimizi haraca bağlayan, vermeyenleri çeşitli cezalara mahkum eden, çok acımasız bir örgüt olduğu TC Savcılarımızın kesin kararlı tutumu sonunda açığa çıkmış bulunuyor. Hatırlayacaksınız, geçen yıl Diyarbakır'da yüze yakın belediye başkanı ve BDP partili kişiler, evlerinde ve iş yerlerinde yapılan ani aramalarda ele geçen belgeler ışığında mahkemece tutuklanmışlar ve mahkemeleri devam etmektedir. Son günlerde İstanbul, Diyarbakır, Van, Mardin ve diğer bazı illerde baskın şeklinde ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda elde edilen belge ve bilgisayar kayıtlarından ele geçen bilgiler ışığında yüzlerce KCK mensubu olan kişiler yakalanmıştır. Bu kişilerin arasında KCK'nın üst düzey yöneticileri olduğu bazı hainlerinde bulunduğu ve bu kişilerin BDP ile KCK arasında organik bağ oluşturduğu, böylece BDP'nin bu terör örgütü ile bağlantılı olduğu sonucuna varılmakla dosya Yargıtay Başsavcılığına gönderilmiştir. Başsavcılık, yapacağı incelemede bu şekilde vahim duruma vakıf olursa o zaman bu partinin kapatılması için AYM'sine dava açacaktır. AYM, partinin kapatılmasına karar verirse, BDP milletvekillerinin milletvekillikleri de düşeceğinden, esasen pek çok milletvekili hakkında açılmış davalar olduğundan bu vekiller mahkemelerce mahkum edilecektir. Hamamda şarkı söylemek gibi boş haykırmanın sonu yine cezaevlerinde sona erecektir. Hem kendilerine, hem de oy veren seçmenlerine yazık etmiş olmayacaklar mı? Şehir yapılanmasının bu şekilde sonuçlandırılmasının peşinden dağdaki teröristlerin de yok edilmesi için Devlet yeni bir yapılanmaya gitmiş, bu acımasız katillerin karşısına profesyonel eğitimli polis, jandarma ve askerlerden oluşan tam donanımlı, attığını vuran komandolarla çıkmaya başlamış bulunuyor. Komandolar her yerde hainleri aramağa başlamışlardır. Teröristlerin kış için hazırladıkları inleri bir, bir tahrip edilmiş, içindeki erzak, silah, cephaneler ele geçirilmiştir. Hakkari ile Şırnak arasındaki Kato dağında bir hafta süren çarpışmalarda, PKK üst düzey yöneticisi, KCK üyesi Baz modern kod adlı Emrah Bayer ölü ele geçirilmiş ve buradaki hainler başsız kalmıştır. Yakında bu hainlerin de aynı şekilde ele geçirilecekleri şüphesizdir. Devlet’in başı, Ordunun Başkomutanı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yanına Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’i, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu’nu, Jandarma Genel Komutanı Org. Bekir Kalyoncu’yu ve 2. Ordu Komutanı Org. Servet Yörük’ü alarak Van, Hakkari, Şırnak, Siirt ilerindeki askeri birliklere giderek bu mıntıkalarda savaşan askere moral ve başarılarından dolayı hediyeler vermiş olduğu gibi kalleş, hain ve bölücülere de, “Biz devlet olarak çok kararlıyız” mesajını vermiştir. Başbakan Erdoğan, Kızılcahamam'da partisinin yaptığı “istişare ve değerlendirme” toplantısında, hükümetin terörizmi bitirmeye azimli ve kararlı olduğunu şu şekilde ifade ederek diyor ki: "Gözünü kırpmadan masum insanların canına kast edenler meşru bir davanın savunucusu olduklarına hiç kimseyi inandıramazlar. Türkiye’nin ayağına zincir olmak isteyen, genç, kadın, çocuk, hamile, işçi, köylü demeden ocakları söndüren caniler sonunda mutlaka ama mutlaka kaybedeceklerdir. Demokrasinin yollarına mayın döşeyenlerin, kandan beslenmesine izin vermeyeceğiz. Terörle mücadelede artık yeni bir dönem başlamıştır. Süreci yeni baştan ele aldık ve yeni açılımlar, ilave tedbirler geliştirdik.İyi bir başlangıç yapılmıştır. İnşallah bir irade zaafına uğramadan, politik rekabete feda etmeden Türkiye’ye yaraşır bir vakar ve olgunlukla bu işi tamamlayacağız."
Artık DEV ayağa kalkmıştır ve bu caniler onun etrafında vızıldayan sinekler gibi vızıldayarak ancak taciz edebileceklerdir. Devlet çok kararlıdır ve bu kangren olmuş yarayı mutlaka tedavi edecektir. Çünkü olay yalnız askeri cephesi ile değil siyasi cephesi ile de ele alınmakta ve ABD başta olmak üzere İran ile Irak ile, AB ülkeleri ile her türlü görüş ve yardım konusunda temaslar sürdürülmektedir. İnşallah, Başbakanın işaret ettiği gibi “Bir irade zaafına uğramadan, politik rekabete feda etmeden" bu örgütün kökü kazınacak, milletimiz de artık şehit tabutları önünde göz yaşı dökmeyecek, devletimiz de bu bölgelerde her türlü yatırımı yapacak ve yaptıracak, dolaysıyla yıllarca mağdur edilen Kürt kardeşlerimiz de refah ve mutluluğun erdemine kavuşacaklardır. Terörle bu güne kadar hiçbir örgüt başarılı olamamış, sonun da silahını bırakmak durumunda kalmıştır. Bu sonucu sabırla ve umutla bekleyelim ve duamızı eksik etmeyelim.