Toplumun moralini bozmak birilerinin hoşuna gidiyor. Televizyon kanallarındaki haberleri izleyin, felaket tellallığı, kan ve gözyaşı. Seksen milyona yakın bir ülkede, tabii ki bir sürü olumsuzlukla birlikte olumlu şeyler de olmakta. Ama gel gör...
Toplumun moralini bozmak birilerinin hoşuna gidiyor.
Televizyon kanallarındaki haberleri izleyin, felaket tellallığı, kan ve gözyaşı.
Seksen milyona yakın bir ülkede, tabii ki bir sürü olumsuzlukla birlikte olumlu şeyler de olmakta.
Ama gel gör ki, haberlerde en küçük bir olumlu şeyden söz eden yok.
Adamlar cımbızla çekip buluyorlar olumsuzlukları.
Geçen gün televizyon kanallarından birindeki haberin anonsu şöyleydi: “Ölüm bulutları üzerimizde.”
İnsan ister istemez bu haber karşısında endişeleniyor.
Ama ben güldüm.
Eşim, “Ne diye gülüyorsun? Böyle bir tehlike karşısında gülünür mü?” dedi.
Ben de, “Bu anons izleyiciyi kanala çekmek için kullanılıyor.
Ta Japonya’dan Türkiye’ye gelecek radyasyonlu bulutların bizim için tehlikeli olabilmesi mümkün değil. Bak şimdi göreceksin, uzmanlar, bulutların Türkiye için tehlikeli olmayacağını açıklayacak, haberin sonunda da utanmadan izleyiciye bunu aktaracaklar” dedim.
Tahmin ettiğim gibi de oldu.
Anons başka, manşet başka, içerik ve sonuçsa bambaşka.
Artık bu tür medya oyunlarını kanıksadık!
Haber sıkıntısı çeken medyanın ve uyanık habercilerin, çakma haber yapma konusunda üzerlerine yok.
Eylemsiz gün olmuyor.
Neden mi?
Eğer eylem yoksa bizim habercilerin “Eylem timleri” her zaman hazır ve nazır pankartlarıyla birlikte öylece çağırılmayı bekliyorlar.
Ekranlara çıkıp medya maymunu olmaya hevesli milyonlarca insan var bu ülkede.
Bir dostunuza “Birkaç kişi topla, bir eylem düzenleyip televizyonlarda yayınlayacağım” deyin, bak kaç kişi kamera karşısına doluşuyor.
Terör örgütü eylemlerini, halkı korkutup sindirmek için propaganda amacıyla yapar.
Medya ne yapıyor?
Örgütün amacına hizmet ediyor.
Türk medyası, terör örgütünün eylemlerini gündeme taşımasın, bu eylemler kısa bir süre sonra ortadan kalkar.
Özellikle de, polise taş atan çocuklar diye bir şey kalmaz.
İsterseniz deneyin ve görün.
Türkiye’de bu medya ile bunu gerçekleştirmek mümkün mü?
Terör örgütünün özellikle de kentlerdeki eylemleri gündeme taşındıkça, Türk ve Kürt halkı giderek gerginleşiyor ve bu gerginliğe paralel olarak da kutuplaşıp ayrışmaya başlıyorlar.
Bu ayrışma, her iki kesimde yer alan, insan olmaya odaklanmış demokrat unsurları bile marjinallik çizgisine taşıyor.