Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelik, tarımsal amaçlı yapıların kurulum kriterlerinde önemli bir değişikliğe gitti. Antalya ve ilçelerinde sera, fide tesisi, depo veya hayvancılık tesisi kurmak isteyen üreticileri yakından ilgilendiren kararla, yatırımların önündeki arazi büyüklüğü engeli esnetildi.
Düzenlemenin merkezinde, tarımsal tesis inşası için talep edilen asgari alan sınırının daraltılması yer alıyor. Önceki uygulamada zorunlu tutulan en az 5 hektarlık arazi büyüklüğü kriteri, yeni kararla birlikte 2 hektara düşürüldü. Bakanlık açıklamasına göre bu esneklik, daha küçük parsellere sahip üreticilerin de gerekli diğer teknik şartları karşılamaları durumunda tarımsal yatırımlarını hayata geçirebilmesine olanak tanıyacak.
GEÇİŞ SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Yönetmeliğe eklenen geçici madde, devam eden idari işlemleri güvence altına alıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı birimlerine 4 Nisan 2026 tarihinden önce yapılmış olan tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım başvuruları, eski yönetmelik hükümlerine tabi tutularak sonuçlandırılacak. Bu sayede, süreçleri halihazırda devam eden yatırımcıların mevzuat değişikliğinden olumsuz etkilenmesinin önüne geçilecek.
Öte yandan, mevzuatta yer alan 'Tarımsal Entegre Tesisleri' ibaresi güncellenerek 'Jeotermal Kaynaklı Teknolojik Sera Yatırımları' şeklinde yeniden tanımlandı. Bu adımın, jeotermal enerji kullanan modern seracılık faaliyetlerinin yasal çerçevesini daha net çizeceği aktarıldı.
YENİ KARAR ALANYA ÜRETİCİSİNİ NASIL ETKİLEYECEK?
Türkiye'nin örtü altı üretiminde kritik bir role sahip olan Antalya bölgesi, büyük ölçüde küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinden oluşuyor. Uzmanlar, sınırın 5 hektardan 2 hektara çekilmesinin, özellikle Alanya ve çevresindeki muz, avokado ile sebze serası yatırımlarına olumlu bir ivme kazandırmasını bekliyor. Arazi parçalanmışlığının yüksek olduğu Akdeniz sahil şeridinde, 2 hektarlık yeni sınırın tarımsal depolama ve ürün işleme tesisi izin süreçlerini kolaylaştırarak yerel tarım ekonomisine doğrudan katkı sunacağı değerlendiriliyor.




