Türkiye genelinde gayrimenkul alım satım işlemlerinde yeni bir döneme giriliyor. Alıcı ve satıcı arasındaki güven problemini çözmek amacıyla geliştirilen Güvenli Ödeme Sistemi, 1 Ekim itibarıyla resmen devreye alınacak. Yeni uygulama ile birlikte, tapu dairelerindeki elden nakit teslimi dönemi büyük ölçüde sona erecek.
Milliyet.com.tr'nin aktardığına göre, Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı sistemin sektöre yansımalarını değerlendirdi. Özelmacıklı, mevcut ticari işleyişte satıcının parayı peşin almak istediğini, alıcının ise tapu devri yapılmadan ödeme yapmaktan çekindiğini bildirdi. Yeni sistemin taraflar arasındaki bu belirsizliği ortadan kaldıracağını ifade eden uzman, paranın güvenli bir altyapı havuzunda blokede tutulacağını ve tapudaki imza işleminin ardından satıcının hesabına otomatik aktarılacağını duyurdu.
NAKİT TAŞIMA VE SAHTE PARA RİSKİ BİTİYOR
Yüksek meblağlı konut ve arsa satışlarında fiziki para transferi taraflar için ciddi tehlikeler barındırıyor. Özelmacıklı'nın açıklamasına göre, yeni altyapı sayesinde nakit paranın fiziksel olarak taşınması, sahte para ihtimali, eksik ödeme yapılması ve taraflar arası güven sorunu gibi dört temel risk ortadan kalkacak. Aslında 2017 yılından bu yana Tapu Takas Sistemi adıyla benzer bir uygulamanın var olduğu, ancak yeni düzenleme ile bu güvenli ödeme modelinin tabana yayılmasının hedeflendiği aktarıldı.
TAPUDA DÜŞÜK BEDEL GÖSTERME SORUNU ÇÖZÜLECEK Mİ?
Sistemin tam verimli çalışmasının önündeki en büyük engel olarak tapuda beyan edilen eksik değerler öne çıkıyor. Gerçek piyasa değeri 10 milyon lira olan bir taşınmazın tapuda daha düşük bir bedelle gösterilmesi durumunda, güvenli ödeme sisteminden yalnızca resmi olarak beyan edilen tutar geçecek. Özelmacıklı, aradaki farkın haricen ödenmeye devam edebileceğini ve bu durumun kayıt dışılığı tam anlamıyla bitirmeyeceğini vurguladı.
Gayrimenkul piyasasında şeffaflığın sağlanması için gerçek bir değer haritasına ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. 2026 yılında devreye girmesi beklenen rayiç değer düzenlemeleriyle birlikte, belediye değerleri ile piyasa gerçekleri arasındaki makasın daralması öngörülüyor. Sektör temsilcileri, yetki belgeli emlak işletmelerinin ve hizmet bedellerinin de bu dijital sürece entegre edilmesiyle işlemlerin çok daha kontrollü bir zemine oturacağını ifade ediyor.





