Toplum olarak, Suriye krizi yüzünden oldukça gerginiz. Rusya, Çin, İran ve Irak'ın tutumu da, bizim açımızdan endişe verici olarak görülmekte. Tam bu kritik süreç içinde İsrail'le de ters düşmüş olmamız, çok daha düşündürücü...
Toplum olarak, Suriye krizi yüzünden oldukça gerginiz.
Rusya, Çin, İran ve Irak’ın tutumu da, bizim açımızdan endişe verici olarak görülmekte.
Tam bu kritik süreç içinde İsrail’le de ters düşmüş olmamız, çok daha düşündürücü bir noktada olduğumuz izlenimini veriyor.
Tüm bu olumsuzluklar içinde iki senaryodan söz edebiliriz.
Birincisi, Türkiye özellikle de Sayın Başbakan, çok iddialı çıkışlarıyla büyük bir riskin içine balıklama dalarak, ilerisi için beklenmedik tehlikelerin de önünü açmış oldu.
Türkiye uzun yıllardır PKK terör örgütüyle boğuşmakla meşgulken, Suriye’nin iç işlerine bu denli müdahale edilmesinin bize de çok olumsuz bir biçimde yansıması ve terörün de giderek yoğunlaşmasına neden olduğunu açıkça görüyoruz. Tüm bu olumsuzluklara karşın, MHP dışında, muhalefet kanadının da, en azından milli konularda bile iktidara muhalefet ederek yıpratmaya çalışması hiç de hoş karşılanmayacak bir noktaya taşınmış durumda.
Daha önce de dile getirdiğimiz gibi, konjonktürel gelişmelerin hangi eksende seyrettiğini öğrenmenin en güzel yolu borsadan geçmekte!
Olaya bu açıdan baktığımızda, görünürdeki kara bulutların pek de o kadar tehlikeli olmadığı izlenimini edinmemiz mümkün.
Daha da önemlisi, on yıldan fazla bir süredir iktidarda bulunan ve uluslararası ilişkilerini mekik diplomasisi şeklinde sürdüren sayın Başbakan’ın ve beyin takımının, böylesine karmaşık bir siyasi alana girerken, her şeyin en ince ayrıntılarına varana kadar hesabını, kitabını yaparak, her olasılığa göre, çok farklı planlar geliştirmiş olmaları gerektiğine inanmalıyız, daha doğrusu inanmak istiyoruz.
Eğer bu şekilde, iyi hesaplanmış, çok ciddi ve kapsamlı bir projeyle yolumuza devam ediyorsak, sanırım Türkiye çok kısa bir süre sonra sınıf atlar.
Suriye’de Esat yönetiminin sonunun geldiği kanısı giderek yaygınlaşsa da, Esat’ın gider ayak Türkiye’yi bir emri vaki ile oyuna getirmeye çalışmasından endişe edilmekte. Türkiye büyük bir olasılıkla bu oyuna gelmeyecektir.
Kuzey Irak Bölgesel Yönetim Başkanı Barzani’nin Kürtlere dönük çağrısı anlamlı. Kürtlerin bir an önce PKK ile bağlarını kopartmaları gerekiyor. Özellikle de BDP’nin PKK’nın son eylemleri karşısında rahatsızlık duyması da gösteriyor ki, PKK özellikle de PKK’nın bazı kanatları, başka güçlerin güdümüne girmiş durumda.İşte bu noktada, Türk ve Kürt aydınları başta olmak üzere, sivil toplum örgütleri ve siyasetçiler, yepyeni bir anlayışla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında buluşup, her iki toplumun kucaklaşmasını sağlamak için çalışmalı. *** PARDONBaşbakan, Aziz Yıldırım'a kafayı takmış olmalı!Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın şike davasına müdahil olması başka türlü izah edilemez!