İkinci cihan savaşının ardından kurulan Birleşmiş Milletler'in (BM) savaşın yaralarını sarmak, ulusların birbirleri ile olan ilişkilerinde hakem rolü oynamak ve her türlü kargaşayı önlemek gibi çok insani işlevi vardır. Gerçekten...
İkinci cihan savaşının ardından kurulan Birleşmiş Milletler'in (BM) savaşın yaralarını sarmak, ulusların birbirleri ile olan ilişkilerinde hakem rolü oynamak ve her türlü kargaşayı önlemek gibi çok insani işlevi vardır. Gerçekten o maksatla kurulmuştur ama bütün yetkiler, bütün işler şu beş daimi üye olan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin'in elindedir. Yıllardır İsrail, topları, tankları hatta uçakları ile Filistin’e bomba yağdırarak, binlerce genç, yaşlı, kadın, erkek öldürdüğü halde, BM ne bir müdahalede bulunabildi ne de bir kınamada bulunabildi.. Böyle bir karar alındığında ABD vetosunu kullanarak kararın rafa kaldırılmasına sebep olmaktadır. Suriye devletinin iki yıldır sürdürdüğü katliam hakkında alınan her önleyici karar ya Çin’in ya da Rusya’nın vetosu ile önlenmektedir. Beşar Esad da bu iki devlete sırtına dayadığından, kıyam ve yıkımlarına devam edebilmektedir. İstanbul'da toplanan “Küresel forum”da Başbakan şu hususlara dikkat çekmektedir: "Balkanlar, Saraybosna, Srebrenica, Tuzla katliamlarını seyreden BM, Suriye’de de acizlik içindedir. BM'nin adalet üzerine reform geçirmesi gerekir. 5 daimi üyeden bir, iki tanesi ne diyecek diye bekleyecek olursak, o zaman Suriye'nin akıbeti çok tehlikeli. İnsanlık bunu tarihe unutulmayacak ifadelerle kazıyacaktır." Bu beş daimi üye o divanda olduğu sürece, hiçbir suretle onları saf dışı bırakacak karar alınması mümkün değildir. Türkiye, Hindistan, Japonya, Brezilya, Endonezya, Almanya bir araya gelerek alternatif bir örgüt kurmaları hususunda düşünmeleri gerekir. İki yüzden fazla üyesi olan BM örgütünde, 200 üyenin aldığı bir karar, bu 5 üyeden birisinin vetosu ile yürürlüğe konulamıyor. Adalet, demokrasi, eşitlik ilkeleri bunun neresinde? 5 daimi üye devletleri (Çin hariç) bugün ekonomik olarak zor durumdadırlar. Ekonomisi güçlü olan devletlerin yeni bir örgüt oluşturmak için çalışmaları şarttır. Neden, bu 5 ülkenin vetosu karşısında sessiz kalınıyor? Başbakan Erdoğan, her platformda BM örgütünü eleştirerek, yerden yere vuruyor. Demek, O’nun kafasında da yeni bir örgütün kurulması yatmaktadır. Diğer ülkelerin de bu oluşuma destek vermeleri gerekir. Yapılmasa bile, o 5 daimi üye devletin konu üzerinde düşünerek yaptıkları haksız uygulamadan caymalarına vesile olur diye düşünüyorum. Ne dersiniz, haksız mıyım?