SEÇİM süreci içinde, siyasetçilerin ve parti yandaşlarının, bir ölçüde de olsa, siyasi polemiklerini ve tartışmalarını, birbirlerine çamur atıp suçlamalarını hatta vatan haini ilan etmelerine alıştık da, seçim bitmiş, ak saç, kara...
SEÇİM
süreci içinde, siyasetçilerin ve parti yandaşlarının, bir ölçüde de olsa, siyasi polemiklerini ve tartışmalarını, birbirlerine çamur atıp suçlamalarını hatta vatan haini ilan etmelerine alıştık da, seçim bitmiş, ak saç, kara saç belli olmuşken, hala kafada saçın olup olmadığının, saçın ak mı, kara mı olduğunun tartışılmasının mantığını anlamak çok zor!
Gelişmiş batı toplumlarında, seçim sonrasında herkes susuyor, seçilenlerin ne yapacağını, bir sonraki seçime kadar beklemeye başlıyorlar.
Bizde seçimin ertesi günü, dört yıl sonrasının seçim hesabı yapılmaya başlıyor!
Seçimde hezimete uğrayan partilerin taraftarları bile, seçim sonuçlarıyla ilgili bir sürü mazeret ya da komplo teorisi üreterek, tuttuğu partiyi savunmaya çalışırken, kazanana da, veryansın etmekle meşgul
Seçimi kaybeden parti yöneticileri, liderleri hatta partililer bile, seçimin sonucu hezimet bile olsa, tıpkı futbol takımlarının fanatik taraftarları gibi bir sürü gerekçeler ileri sürerek neredeyse kendilerini seçimin galibi gibi bile göstermeye kalkabiliyorlar!
Hani, futbol takımlarının fanatik taraftarları, takımları 3-0 mağlup olmasına karşın, yedikleri üç goldeki her pozisyona bir kulp takarak, golleri geçersiz sayarken, tuttuğu takımın, iki gol pozisyonunun hakem tarafından kesildiğini, bariz bir penaltısının da verilmediğinden söz ederek, aslında karşılaşmadan kendi takımlarının en az 2-0 galip ayrılması gerektiğini savunmalarına benziyor.
Sakın, “Böyle saçmalık olur mu?” demeyin.
İnanın, bırakın Türkiye’yi, Alanya’da bile, bu tür, bir sürü fanatikten söz edebiliriz.
Eğer inanmıyorsanız, en yakınlarınızdakilere bir bakın yeter.
Benim yakınımda bu tür bir sürü dostum hatta çok yakınlarım var!