UZUN yıllar boyu, ana muhalefet partisi konumunda kalan CHP, bir türlü kendi ideolojik çizgisini tam olarak belirleyemedi! Laikliğin savunucusu sol anlayıştaki bir parti olan CHP, dini istismar ettiğini iddia ettiği AK Parti'yi de sollayarak,...
UZUN
yıllar boyu, ana muhalefet partisi konumunda kalan CHP, bir türlü kendi ideolojik çizgisini tam olarak belirleyemedi!
Laikliğin savunucusu sol anlayıştaki bir parti olan CHP, dini istismar ettiğini iddia ettiği AK Parti’yi de sollayarak, kara çarşafa rozet takma tutarsızlığını sergilerken, AK Parti’nin yıllarca birlikte hareket ettiği Gülen Cemaati ile arası bozulunca, CHP’nin bu cemaatle flört etmesi anlaşılır gibi değil.
Beklenmedik bir zamanda, beklenmedik bir biçimde, lider değişikliğinin de CHP’yi sarstığını söylemek mümkün.
Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP, AK Parti’nin her icraatına en sert bir biçimde karşı çıkarak, iktidarı yıpratacağını sanıyor.
Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP ise, olumlu gördüğü kimi icraatlara destek verirken, gerektiğinde en sert muhalefet yapmayı da sürdürebiliyor.
CHP ve MHP’nin iktidarın meclise taşıdığı iç güvenlik paketine karşı çıkmalarının nedenini bir türlü anlayamadım.
HDP’nin bu yasaya karşı çıkması normal de, MHP’nin karşı çıkma argümanı ne olursa olsun, bu yasaya karşı çıkışını benim anlayışla karşılamam mümkün değil.
Kentler, cadde ve sokaklar militanlar yüzünden yangın yerine dönüyor.
Güvenlik güçlerine molotof kokteylleri, taş ve sopalarla saldırarak ortalığı yangın yerine çeviren, güvenlik güçlerinin otoritesini büyük ölçüde zaafa uğratan bu rezilliğe dur diyecek, en azından kamunun ve vatandaşın malına, canına kast edenlerin caydırıcı cezalar alabileceği bu yasaya karşı çıkmak, bir anlamda, bu çirkin eylemlere okey vermek anlamına gelir!
Devletin polisine, jandarmasına fütursuzca saldırma cesareti gösteren beyinlerin bu tutumları, inanın insanın içini sızlatıyor.
O polis, o jandarma, bizim polisimiz, bizim askerimiz.
Terör örgütleri, çoluk çocuğu önlerine katıp, ellerine molotof kokteyli, taş ve sopa vererek güvenlik güçlerimize saldırtırlarken, güvenlik güçlerimizin en küçük müdahalesinin bile kimi medya tarafından “Orantısız güç” kullanma olarak değerlendirilerek suçlanmaları anlaşılır gibi değil.
Hele hele, eylemcinin kolunu büken bir güvenlik görevlisinin yargılanarak suçlu bulunması inanılır gibi değil.
Allah hepimize hem akıl fikir, hem de sabır versin!