BİR televizyon kanalında 'Bakan bakana” programında Süleyman Demirel kabinesinde bakanlık yapan Yaşar Topçu, Demirel'in güvenliğinin nasıl sağlandığını ve bugünü anlattı. Demirel Başbakan iken Ankara' da tüm bakanlıklar...
BİR
televizyon kanalında “Bakan bakana” programında Süleyman Demirel kabinesinde bakanlık yapan Yaşar Topçu, Demirel’in güvenliğinin nasıl sağlandığını ve bugünü anlattı. Demirel Başbakan iken Ankara’ da tüm bakanlıklar ve Başbakanlığın tüm polis korumasının mevcudunun 100 (yüz) polisten ibaret olduğunu söyledi. Demirel’i koruyan polislerin başında amir olarak sadece bir tane başkomiser olduğunu söyledi. Bugün ise AKP iktidarı döneminde Başbakanlık korumalarının amiri olarak 5 (Beş) tane Emniyet Müdürü ile birlikte Ankara ve İstanbul’da görevli 15 bin (On beş bin) tane polisin görevlendirildiğini söylediler. Tabi bu görevli polis ve amirleri, görevleri nedeni ile maaşlarından ayrı ayrıca “Ballı maaş da” alıyorlar.
Tabi, bir de miting ve “Toplu açılışlarda” (Hangi fabrikaları açıyorsalar) kalabalık görünmesi için yandaşlar ve resmi görevlilerin dışında binlerce görevli polislerin haricinde bir de temiz giyimli bilmem kaç katı sivil polisler var, mitingin kalabalık görünmesi için. Çevre illerden getirilen bu zavallı polis kardeşler mitinge yetişmek için aşırı hızdan kaza yaparak onlarcası can verdiler. Bu ayrı bir trajedi tabi. Aman mitingler kalabalık görünsün, gerisi önemli değil. Yeter ki göz boyansın.
Yaşar Topçu’nun anlattıkları nere, bugünkü olanlar nere? Bu zavallı milletin bunca kaynakları bu şekilde heder oluyor. Beyler korkuyor musunuz yoksa? Korkmayın, nasıl olsa halk size oy veriyor. Binlerce polisle gezmenizin bir anlamı yok. Devlet adamı mütevazı olur. Ama maalesef bunu sizde göremiyoruz. Nedir bu israf ve devletin kaynaklarının savrulması. Bu millet zengin bir millet değil ki. Her alanda olan bu savurganlık nereye kadar gidecek.
Güneydoğu ve bazı Doğu illerine giderken ise daha kalabalık bir polis ordusu ile gidiyorlar. Bir de dönüp MHP ve CHP liderlerine bölgeye gidemezsiniz türünden gereksiz sözler söylüyorlar. Eğer muhalefet parti liderleri ve diğer yetkilileri bölgeye iddia ettiğiniz gibi gidemiyorlarsa her şeyden önce bu onların değil ülkeyi yönetenlerin ayıbıdır. Zira ülkeyi muhalefet değil iktidar yönetmektedir. Böyle bir sorun var ise o zaman ülkenin iyi yönetilmediğinin açık bir itirafıdır.
Korumaları anlatırken bir hususa daha değineceğim. Hayatta olan eski Cumhurbaşkanlarımızdan Kenan Evren, Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer’in ikişer koruma, ikişer araç gibi mütevazı tavırlar içerisindeyken Abdullah Gül’ün 60 tanesi koruma olmak üzere danışman, şoför, koruma toplamı 96. Değerlendirmeyi vicdanlarınıza bırakıyorum. Ayrıca son model 16 adet lüks araç. Yoksa Gül AKP’de beklenen ve kaçınılmaz ayrılmalarla birlikte parti kurup 7 Haziran’a mı hazırlanıyor? Öyle dahi olsa bu kadar devlet imkanı yakışıksızdır. Boşaltmadığı Köşk de cabasıdır.
Devlet adamı halkından korkmaz, dahası halk ile iç içe olur. Yukarıda anlattığımız hepinizin bildiği gibi dosdoğrudur. Mitinglerinde ise kürsü ile “Cumhur” arasında çok açık bir mesafe bırakılıyor. Bu ise “Cumhur” nutukları atanların samimiyetsizliğinin bir göstergesidir. Evet, her alanda olduğu gibi burada da büyük bir israf konusu. Kalabalık miting uğruna can veren onca polisimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır temenni ediyorum. Bu kadar gösterişe ve israfa gerek yoktur diyorum. Zira dinimiz böyle şeyleri şiddetle men eder.