İktisatçı Prof. Dr. Ali Hakan Kara, küresel çapta giderek derinleşen gelir dağılımı bozukluğu ve tüketim eşitsizliği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Kara, mevcut ekonomik sistemin sürdürülebilirliğine ilişkin endişelerini dile getirdi.
Paylaşımında Financial Times tarafından yayımlanan verilere atıfta bulunan Kara, küreselleşme modelinin dünya genelinde toplam refahı artırmada etkili olduğunu, ancak bu zenginliğin kitlelere paylaştırılmasında sınıfta kaldığını aktardı.
KÜRESELLEŞME VE REFAH DAĞILIMI
Sistemin ürettiği eşitsizliklere dikkat çeken Kara, dünyada yaşanan mevcut ekonomik ve sosyal dalgalanmaların temelinde bu dengesizliğin yattığını ifade etti. Kara, "Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar. Sistemde radikal bir değişim olmadan bu fırtına dinmeyecek" sözleriyle, gelir adaletsizliğinin ulaştığı boyutun altını çizdi. Uzman isme göre, küreselleşme süreci toplamda önemli bir değer yaratsa da, bölüşüm mekanizmalarının yetersizliği küresel bir krize zemin hazırlıyor.
TÜKETİM GÜCÜ KİMLERİN ELİNDE?
Kara'nın referans gösterdiği Financial Times grafiklerine göre, Amerika Birleşik Devletleri'nde en yüksek gelir grubunda yer alan yüzde 10'luk kesim, ülkedeki toplam tüketim harcamalarının neredeyse yarısını tek başına gerçekleştiriyor. Buna karşılık, nüfusun alt gelir grubunu oluşturan yüzde 80'lik geniş kesimin tüketimden aldığı pay son yıllarda istikrarlı bir şekilde geriliyor.
EŞİTSİZLİĞİN EKONOMİYE ETKİSİ NEDİR?
Özellikle 2000'li yılların başından itibaren hız kazanan bu eğilim, yüksek gelirli grubun tüketim kapasitesini belirgin ölçüde artırdığını gösteriyor. Ekonomik arka plana bakıldığında, servetin dar bir kesimde yoğunlaşması ve geniş kitlelerin alım gücünün düşmesi, sadece sosyal huzursuzlukları değil, aynı zamanda makroekonomik istikrarsızlıkları da beraberinde getiriyor. Küresel piyasalarda, sermaye birikiminin bu denli tek taraflı büyümesinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığı tartışılıyor.





