ABD'deki kağıt tesisinde kimyasal patlama: 1 ölü, 9 kayıp
ABD'deki kağıt tesisinde kimyasal patlama: 1 ölü, 9 kayıp
İçeriği Görüntüle

ABD ve İsrail güçlerinin 28 Şubat tarihinde İran'a yönelik başlattığı saldırıların üzerinden tam üç ay geçerken, küresel piyasalardaki jeopolitik belirsizlik tüm ağırlığıyla devam ediyor. Reuters haber ajansının derlediği güncel verilere göre, özellikle enerji maliyetlerindeki artış, dünya genelinde enflasyon endişelerini yeniden alevlendirerek makroekonomik dengeleri derinden sarsıyor.

Savaşın patlak vermesinden bu yana Brent petrol fiyatları yaklaşık yüzde 40 oranında değer kazanarak enflasyon ve faiz beklentilerini doğrudan değiştirdi. Fiziki piyasalarda ham petrolün varil fiyatı 100 dolar sınırını aşarken, krizin ilk günlerinde fiyatlar savaş öncesi seviyelerin neredeyse iki katına kadar tırmanmıştı. Büyük ekonomilerin 400 milyon varillik rekor seviyedeki stratejik rezerv satışı ve alternatif tedarik arayışları arz şokunu yalnızca kısmen hafifletebildi.

YAPAY ZEKA HİSSELERİ SAVAŞA DİRENDİ Mİ?

Jeopolitik gerilimlere rağmen küresel hisse senedi piyasaları, yapay zeka teknolojilerine yönelik güçlü yatırım iştahı ve olası barış görüşmeleri beklentisiyle ayakta kalmayı başardı. ABD ve Avrupa borsaları tarihi zirvelerine yakın seyrederken, Güney Kore Kospi endeksi de rekor seviyeleri test etti. Çip üreticisi SK Hynix, yatırımcı ilgisiyle 1 trilyon dolarlık piyasa değerini aşarak önemli bir eşiği geçerken, Samsung Electronics ve Micron Technology gibi devler de güçlü performans sergiledi.

Öte yandan bazı sektörler bu süreçten ağır yara aldı. S&P 500 havayolu endeksi yüzde 6, küresel lüks tüketim sepeti ise yaklaşık yüzde 10 oranında düşüş yaşadı.

HSBC

Private Bank Küresel CIO’su Willem Sels, tüketim odaklı sektörlerde ağırlık azaltma pozisyonuna geçtiklerini ve bunun olası risklere karşı koruma sağladığını aktardı.

ASYA PARA BİRİMLERİ NEDEN DEĞER KAYBETTİ?

Güvenli liman arayışındaki yatırımcıların talebiyle ABD doları, savaş sürecinde başlıca para birimlerine karşı yaklaşık yüzde 1,5 değer kazandı. Russell Investments Küresel Strateji Başkanı Van Luu, orta vadede doların zayıflamasını beklediklerini belirtse de, mevcut durum Asya ekonomilerini ciddi şekilde zorluyor.

Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole yüzde 80 oranında bağımlı olan Asya ülkelerinde enerji maliyetleri hızla arttı. Hindistan rupisi, Endonezya rupisi ve Filipin pesosu dolar karşısında tarihi dip seviyeleri gördü. Sri Lanka salı günü sürpriz bir kararla 100 baz puanlık faiz artışına giderken, bölgede sadece Çin yuanı güçlü enerji rezervleri sayesinde istikrarını koruyabildi.

ENERJİ ŞOKU MERKEZ BANKALARINI NASIL ZORLUYOR?

Petrol fiyatlarındaki yükseliş ivmesi, enerji ithalatçısı ülkeler üzerinde baskı yarattı. Euro Bölgesi'nde ekonomik aktivite son iki buçuk yılın en sert daralmasını kaydederken, İngiltere'deki şirketler artan maliyet baskıları nedeniyle faaliyetlerin yavaşladığını bildirdi. ABD ekonomisi ise enerji bağımsızlığı sayesinde bu süreçten daha sınırlı etkilendi; ancak ülkede benzin fiyatları galon başına 4,56 dolara çıkarak son dört yılın zirvesine ulaştı.

Makroekonomik verilere göre, arz kaynaklı enerji şokları merkez bankalarının enflasyon hedeflerine ulaşmasını zorlaştırarak faiz indirim döngülerini öteliyor. Bu beklenti, küresel tahvil piyasalarında ciddi bir satış baskısı yarattı. Artan enflasyon beklentileriyle ABD 30 yıllık tahvil getirileri 2007'den bu yana ilk kez yüzde 5'in üzerine çıkarken, Almanya'nın 10 yıllık tahvil getirileri de son 15 yılın en yüksek seviyesini gördü. Finansal piyasalar, Avrupa Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar en az iki kez faiz artırımına gitme ihtimalini fiyatlamaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi