Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner, vatandaşların deniz kıyılarına erişimini engelleyen özel işletmelere yönelik Yargıtay tarafından onanan emsal niteliğindeki kararı kamuoyuyla paylaştı. Çeşme Altınkum'da yaşanan bir olay üzerine verilen karara göre, plaja girişi yasaklayanlara artık sadece idari yaptırımlar değil, doğrudan hapis cezası da uygulanabilecek.

Çeşme Altınkum'da şezlong kiralamayan bir ailenin plaja girişinin engellenmesi ve alandan uzaklaştırılmaya çalışılması üzerine başlatılan hukuki süreç tamamlandı. Yerel mahkemenin, engellemeyi yapan görevli ile bu talimatı veren işletme sahibine ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası vermesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından hukuka uygun bulunarak kesinleşti.

Manavgat'ta posta görevlisi motosikletiyle direğe çarptı
Manavgat'ta posta görevlisi motosikletiyle direğe çarptı
İçeriği Görüntüle

ANAYASAL HAK İHLALİ VE HAPİS CEZASI

Antalya Barosu'nun yaptığı açıklamaya göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının da reddedildiği dosyada ceza, Türk Ceza Kanunu'nun 109'uncu maddesinde yer alan "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçu kapsamında onandı. Bozaner, Anayasa'nın 43'üncü maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu gereğince kıyıların herkesin eşit kullanımına açık olduğunu hatırlattı. Özel plaj işletmeleri veya otellerin, vatandaşların denize ulaşmasını şezlong, şemsiye dayatması, giriş ücreti veya güvenlik bariyerleri gibi fiili engellerle sınırlandıramayacağı vurgulandı.

PLAJLARA GİRİŞİ ENGELLENEN VATANDAŞ NE YAPMALI?

Yargıtay'ın bu kararı, özellikle Alanya ve Antalya genelindeki sahil şeridinde benzer sorunlar yaşayan vatandaşlar için yeni bir hukuki zemin oluşturuyor. Kıyıya erişimi engellenen bireyler, durumu yalnızca yerel yönetimlere idari bir şikayet olarak bildirmekle kalmayıp, doğrudan jandarma veya polise başvurarak işletme yetkilileri hakkında ceza soruşturması başlatılmasını talep edebilecek. Hukuki içtihat, sahada fiili müdahaleyi yapan personelin yanı sıra, bu uygulamaya talimat veren yöneticilerin de hapis cezasıyla yargılanacağını netleştiriyor.

Bozaner, kıyıların özel işletme mantığıyla kapatılmasına karşı gösterilen duruşun hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğunu belirtti. Kamusal alanların ticarileştirilerek halkın denizden uzaklaştırılmasının kabul edilemeyeceğini ifade eden baro başkanı, kıyıların kent yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti.

Kaynak: Haber Merkezi