Nihayet seçim curcunası bitti. Seçimin, demokrasinin en temel unsurlarından birisi olduğunu ben de biliyorum. Vatandaş olarak bunun sorumluluğunun da bilincindeyim. Ama gel gör ki, bizim seçimlerimizde rezillik diz boyu. Koltuk sevdası had safhada....
Nihayet seçim curcunası bitti.
Seçimin, demokrasinin en temel unsurlarından birisi olduğunu ben de biliyorum.
Vatandaş olarak bunun sorumluluğunun da bilincindeyim.
Ama gel gör ki, bizim seçimlerimizde rezillik diz boyu.
Koltuk sevdası had safhada.
Hizmet yarışına dayalı bir söylem zenginliği hak getire.
Herkes birbirine çamur atıp karalayarak kendisini sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermenin ilkelliği içinde.
Aslında, herkesin birbirini karaladığı bir ortamda, ak kalanın kalmayacağını bunlar bilmiyorlar mı?
Bal gibi biliyorlar.
Bilmesine biliyorlar ama karalamaktan da bir türlü vazgeçemiyorlar.
Her anlamda iktidarsızların, iktidarı ele geçirme hırsı biraz daha fazla gibi geliyor bana!
Bu son seçim, hangi çağda yaşadığımızın bile farkına varamamış siyasetçilerin, çağdışı bir yöntemle yarıştığı bir platform haline geldi.
Siyasetçilerimiz, pazarcı esnafıyla, sokak sokak dolaşan, ev ve dükkanları gezen işportacıları aratmadılar.
Günde üç dört miting yaptılar.
Aynı şeyleri tekrarlayıp durdular.
Miting meydanlarını kendi yandaşları doldurdu.
Kendileri söyledi, kendileri dinledi ve kendi kendilerini alkışlayarak, kendi kendilerine tatmin oldular.
Miting alanlarını on binler doldurup mitingler şölene dönüşüp, katılanlar eğlenirken, televizyonlara yansıyan bu görüntüleri izleyen on milyonlara varan yığınlar tarafından yadırgandılar.
Yadırganan hatta komik bulunan şey, liderlerin her yerde temcit pilavı gibi aynı şeyi sofraya koymalarıydı.
Bir insan ne kadar bilge olursa olsun, iki üç ay boyunca, günde iki üç mitingde konuşma yapmaya kalkarsa, buna bilgi mi dayanır, vaat edilecek şeylerin inandırıcılığı mı kalır?
İnşallah bundan sonraki seçimlerde bu saçma miting geleneği sona erer, siyasiler de, ekran karşısında, yapabilecekleri şeylerden ve somut gerçeklerden söz ederek, ona buna laf yetiştirme, onu bunu karalama yerine, hayata geçirmeye çalışacakları somut projelerden söz etme gerçekçiliğini gösterme fırsatını yakalarlar.
Toplum olarak, siyasilerden özellikle de liderlerden beklentilerimiz, seçim boyunca, miting meydanlarında ortaya koydukları hiç de hoş olmayan üslubu bir an önce bırakıp, ülkenin ve ülke insanının sorunlarını çözmeye dönük projeleri hayata geçirebilmek için, en azından çok önemli konularda uzlaşmaya gitmeleridir.
Tüm bu olumsuzlukların Alanya’ya yansımaması çok sevindiriciydi.
Alanya’da, bu denli seviyeli bir siyasetin yaşanmasında sanırım sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun katkısı büyüktü gibi geliyor bana.
Seçim sonuçlarının ülkemize ve ülke insanımıza hayırlı olmasını diliyoruz.
Yarından itibaren, parlamentoda yer alacak olan dört partiyi tek tek ele alıp, seçim sonuçlarını değerlendirmeye çalışacağız.