Siyasilerin kısır çekişmelerine dayalı kutuplaşma tavan yaptı. Böylesine tutarsız bir siyaset anlayışına ve siyasetçilerine karşın, vatandaş olarak biz de aynı tutarsızlık içine girip, ülkede kaos çıkaracak, ekonomiyi altüst edecek,...
Siyasilerin kısır çekişmelerine dayalı kutuplaşma tavan yaptı.
Böylesine tutarsız bir siyaset anlayışına ve siyasetçilerine karşın, vatandaş olarak biz de aynı tutarsızlık içine girip, ülkede kaos çıkaracak, ekonomiyi altüst edecek, toplumu bunalıma sokacak ne varsa onu yapmaktan geri durmuyoruz.
Toplum olarak bayramları birbirimize zehir ediyoruz.
Ülke genelinde, ortalığı karıştırmaya, cadde ve sokaklarda terör estirmeye, orada burada, olmayacak konularda yasadışı gösteri yapmaya kalkıp, güvenlik güçlerini zor durumda bırakacak medyatik eylemler için hazır kuvvet halinde bekleyen timler var!
Nevruz ve 1 Mayıs, bayram olarak kutlanması gerekirken, biz İşçi Bayramı ile Bahar Bayramı'nı yıllar boyu birer çatışma günü olarak kurgulama saçmalığı içine giriyoruz.
BDP Nevruz'da, CHP 1 Mayıs'ta sorun çıkarmak, toplumu germek için ellerinden geleni yapmaktalar.
Bu tür gerginliklere iktidarlar da katkıda bulunmuyor değiller!
Velhasıl ortalığın gerilmesi için herkes elinden geleni yapmakla meşgulken, sağduyu içinde davranma gerçekçiliğini gösterenler de var.
1 Mayıs'ı çatışma ortamına sürüklemeye çalışan sendikalarla siyasi partilerin yanısıra, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı şenliğe dönüştürmeye çalışan sendika ve siyasi partilerin ayrımını yapmakta yarar var.
Nevruz için de aynı ayrımı yapabiliriz.
Kitleleri meydanlara, cadde ve sokaklara eylem yapmaya ve ortalığı yakıp yıkarak kaos yaratarak toplumu germeye çalışan yapılar ve bu yapıların değirmenine su taşımaya çalışan beyinler bu ülkeye ve bu ülke insanına ciddi zararlar vermekteler.
Bu neye benziyor biliyor musunuz?
Bir futbol takımının fanatik taraftarlarının takımlarını destekleme adına ortalığı ayağa kaldırıp, takımın ceza almasına hatta hükmen yenik sayılmasına neden olacak eylemler yapmalarına benziyor.
Bu rezilliğe, kaş yapayım derken göz çıkartmak da diyebiliriz.
Son yıllarda ülkenin en dinamik örgütlerinden birisine sahip MHP’nin, bu tür eylemlerden uzak durması, bu konuda Ülkücü gençliği sürekli uyaran Sayın Devlet Bahçeli’yi, bu tür çirkinliklerden siyasi rant elde etme ilkelliğine girmediği, devlet adamlığı ciddiyetinden ödün vermediği için içtenlikle alkışlamalıyız.
MHP’nin ideolojisine karşı olabilir, Sayın Devlet Bahçeli’yi birçok konuda eleştirebilirsiniz ama bu ülke ve bu ülke insanı için hayati önem taşıyan bu konudaki tutarlılıklarından dolayı hem MHP’ye, hem Ülkücü gençliğe, hem de Sayın Devlet Bahçeli’ye toplum olarak teşekkür etmeliyiz.