Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan Louvre Müzesi'nde geçtiğimiz ekim ayında yaşanan 88 milyon euro değerindeki mücevher soygununun detayları gün yüzüne çıktı. Müze müdürünün istifasıyla sonuçlanan olayın ardından yakalanan iki şüphelinin sorgu tutanakları, Fransız Le Monde gazetesi tarafından yayımlandı.
Tutanaklara göre Abduliye N. ve Gelamallah A. adlı şüpheliler, müzenin Apollo Galerisi'ne girerek taç, broş, kolye ve küpelerden oluşan toplam sekiz parça kraliyet mücevherini çaldı. Kaçış sırasında ise 19. yüzyılda Napolyon III'ün eşi İmparatoriçe Eugénie tarafından kullanılan mücevher işlemeli tacı yere düşürerek hasar verdiler. Hakim karşısında tacın hasarlı fotoğrafını gören Abduliye N., 'Evet, bendim, çantamdan düştü. Yaptığımız doğru değildi' diyerek suçunu kabul etti.
SİPARİŞ ÜZERİNE 3 DAKİKALIK SOYGUN
Zanlılar, hırsızlık için olaydan sadece iki veya üç gün önce işe alındıklarını ve hazırlık aşamasında müzenin içindeki vitrinleri gösteren bir video izlediklerini aktardı. Birinci kattaki balkona yük asansörüyle çıkan, ardından pencereyi kırıp iki vitrinin camını kesen şüphelilerin içeride en fazla üç dakika kaldığı belirtildi. Eski bir sosyal medya fenomeni olan Abduliye N., bu rolü karşılığında kendisine 15 bin ile 20 bin euro arasında ödeme vadedildiğini dile getirdi.
Diğer şüpheli Gelamallah A. ise girdiği yerin dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olduğunu bilmediğini öne sürdü. Kendisine buranın 'Paris'te mücevher üretilen bir dükkan' olarak tanıtıldığını iddia eden şüpheli, 20 bin ile 25 bin euro arasında bir ücrete anlaştığını belirterek, 'Bilseydim asla ayak basmazdım' ifadesini kullandı.
ÇALINAN TARİHİ ESERLER NEREDE?
Sanat ve tarih uzmanlarına göre, bu tür yüksek profilli müze soygunlarında çalınan eserler genellikle karaborsada bütün olarak satılamadığı için parçalanarak eritilme riski taşıyor. Şüphelilerin çaldıkları ganimeti teslim ettikleri azmettiricinin 'Daha fazlasını çalabilirdik' diyerek tepki göstermesi, hırsızlığın doğrudan maddi kazanç odaklı bir yeraltı şebekesi tarafından organize edildiği ihtimalini güçlendiriyor.
Çalınan mücevherlerin güncel konumu ise halen belirsizliğini koruyor. Ailelerinin güvenliğinden endişe ettikleri için azmettiricinin adını vermeyi reddeden şüpheliler, gözaltı sürecinde sessiz kalmaları yönünde tehdit telefonları aldıklarını iddia etti. Le Monde gazetesinin aktardığına göre, soruşturmayı yürüten yetkililer soyguncuların gerçekten bir başkası adına hareket edip etmediğini henüz resmi olarak doğrulamadı.




