Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Dosyanın son aşamasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, olay hakkında sahip olabilecekleri bilgilerin değerlendirilmesi amacıyla “bilgi sahibi” sıfatıyla Silivri Adliyesi’nde ifade verdi.

SENARİSTLERE SENARYONUN KAYNAĞI SORULDU

Yaklaşık iki saat süren ifade işlemlerinin ardından üç senarist adliyeden ayrıldı. Gazeteci Sinan Burhan’ın tv100’de aktardığı bilgilere göre senaristlere, Kozinoğlu ile ilişkilendirilen senaryonun nasıl oluşturulduğu, herhangi bir kişi veya kurumdan etkilenip etkilenmedikleri ve kendilerine belirli bir senaryonun dayatılıp dayatılmadığı yönünde sorular yöneltildi.

Senaristler ise herhangi bir kişi ya da kurumdan yönlendirme almadıklarını belirterek, söz konusu metnin dizinin kendi doğal senaryo akışı içinde oluşturulduğunu ifade etti. Senaryodaki gelişmelerle daha sonra yaşanan gerçek olay arasındaki benzerliğin tesadüf olduğunu, herhangi bir kasıt bulunmadığını savundular.

“BİLGİ SAHİBİ” SIFATI NE ANLAMA GELİYOR?

Ceza soruşturmalarında bir kişinin “bilgi sahibi” olarak ifadesine başvurulması, o kişiye doğrudan suç isnat edildiği anlamına gelmiyor. Savcılıklar, araştırılan olayın öncesi veya sonrasına ilişkin bilgi sahibi olabileceği değerlendirilen kişilerin beyanlarını alabiliyor. Bu ifadeler; mevcut belgeler, teknik kayıtlar, adli incelemeler ve diğer tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilerek soruşturmanın yönünün belirlenmesinde kullanılabiliyor.

Antalya'da Ağustos ayında 12 bin asayiş olayı aydınlatıldı
Antalya'da Ağustos ayında 12 bin asayiş olayı aydınlatıldı
İçeriği Görüntüle

KURGU İLE GERÇEK OLAY ARASINDAKİ BAĞ ARAŞTIRILIYOR

Soruşturmanın senaristleri ilgilendiren bölümünde temel mesele, dizide yer alan kurgusal gelişmelerin hangi kaynaklardan yararlanılarak yazıldığının açıklığa kavuşturulması. Bir televizyon yapımındaki olay örgüsünün gerçek hayatta meydana gelen bir vakayla benzerlik taşıması tek başına önceden bilgi sahibi olunduğunu gösteren bir delil niteliği taşımıyor. Böyle bir bağlantının hukuken anlam kazanabilmesi için senaryo hazırlık süreci, olası bilgi akışı ve diğer somut deliller arasında doğrulanabilir bir bağ kurulması gerekiyor.

ŞÜPHELİ ÖLÜM SORUŞTURMALARINDA SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Aradan uzun süre geçmiş ölüm dosyalarında savcılıklar, soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla mevcut delilleri yeniden değerlendirebiliyor. Kamera kayıtları, sağlık belgeleri, olay yerindeki görevlilerin anlatımları, iletişim veya teknik kayıtlar ile adli tıp değerlendirmeleri bu süreçte birlikte ele alınabiliyor. Yeni bir bulguya ulaşılması halinde daha önce ifadesi alınmayan kişilerin bilgisine başvurulması veya eski ifadelerin yeni deliller ışığında yeniden karşılaştırılması da soruşturma yöntemleri arasında bulunuyor.

BENZERLİK TEK BAŞINA SONUÇ İÇİN YETERLİ DEĞİL

Adli soruşturmalarda özellikle kamuoyunun yakından takip ettiği eski dosyalarda, iddialarla doğrulanmış bilgiler arasındaki ayrım önem taşıyor. Bir dizi sahnesi, haber, sosyal medya paylaşımı veya geçmiş tarihli açıklamanın gerçek bir olayla benzerlik göstermesi araştırılması gereken bir unsur oluşturabilse de tek başına suç veya sorumluluk tespiti anlamına gelmiyor. Savcılığın görevi, bu tür iddiaları diğer delillerle karşılaştırarak olayla arasında gerçek ve hukuken anlamlı bir bağlantı bulunup bulunmadığını ortaya çıkarmak.

SORUŞTURMADA GÖZLER YENİ DELİLLERDE

Senaristlerin ifadelerinin dosyaya eklenmesinin ardından savcılığın, alınan beyanları soruşturmadaki diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmesi bekleniyor. Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin nihai hukuki değerlendirme ise soruşturma tamamlandıktan, toplanabilecek bütün deliller incelendikten ve varsa çelişkiler giderildikten sonra yapılacak. Bu nedenle mevcut aşamada senaristlerin ifadeleri, dosyanın bütününü oluşturan unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi