Afyonkarahisar Devlet Hastanesi çalışanlarına yönelik yürütülen uyuşturucu ve tefecilik soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. Soruşturmanın ikinci dalgası kapsamında sabah saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında doktorlar, tıbbi sekreterler, diğer hastane çalışanları ve iş insanlarının da bulunduğu yaklaşık 15 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki ifade ve diğer adli işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
SORUŞTURMA 2025 YILINDA BAŞLADI
Soruşturmanın geçmişi Temmuz 2025'e uzanıyor. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne ulaşan ihbarların ardından Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde, doktorların imzalarının taklit edilmesi yoluyla bazı narkotik ilaçların yasa dışı biçimde temin edildiği ve daha sonra üçüncü kişilere satıldığı iddiası üzerinde duruldu. Teknik ve fiziki takibin ardından gerçekleştirilen ilk operasyonda doktor, tıbbi sekreter, temizlik görevlisi, galerici, iş insanı ve sanayi esnafının da aralarında bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alındı.
İLK DOSYA AĞIR CEZA MAHKEMESİNE TAŞINDI
İlk operasyonun ardından Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda şüpheliler hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma, sağlama, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlamaları kapsamında iddianame hazırlandı. İddianamenin Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle yargılama süreci başladı. Böylece dosyanın ilk bölümündeki iddialar soruşturma aşamasından kovuşturma aşamasına geçmiş oldu. Sanıkların yargılanması devam ederken, suçlamaların kesinleşmiş hüküm anlamına gelmediği ve nihai değerlendirmenin mahkeme tarafından yapılacağı önem taşıyor.
İFADELER VE DİJİTAL MATERYALLER DOSYAYI GENİŞLETTİ
Devam eden yargılama ve soruşturma sürecinde alınan ifadeler ile ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi, dosyanın yeni kişiler ve bağlantılar yönünden genişletilmesine neden oldu. Savcılık talimatıyla yürütülen çalışmaların ardından ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi. Çok sayıda polisin katıldığı baskınlarda yaklaşık 15 şüpheli daha gözaltına alındı. Bu aşamada yeni gözaltıların önceki dosyayla bağlantıları ve şüphelilere yöneltilen iddiaların hangi delillere dayandığı adli süreç içerisinde ayrıntılı olarak değerlendirilecek.
NARKOTİK İLAÇLARDA DENETİM NEDEN ÖNEMLİ?
Narkotik ve psikotrop etkili ilaçlar, tıbbi tedavide gerekli olabilmekle birlikte kötüye kullanım ve yasa dışı dolaşıma girme riskleri nedeniyle diğer ilaçlardan daha sıkı kontrol mekanizmalarına tabi tutuluyor. Reçete, hekim yetkilendirmesi, hasta kayıtları ve ilacın temin sürecindeki kayıt zinciri bu nedenle büyük önem taşıyor. Sağlık sistemindeki kayıt veya yetkilerin usulsüz kullanıldığı şüphesi ortaya çıktığında yalnızca ilacı temin eden kişiler değil, reçetenin oluşturulmasından teslimine kadar uzanan süreçteki olası bağlantılar da adli ve idari incelemeye konu olabiliyor.
SAHTE İMZA VE REÇETE İDDİALARI NASIL İNCELENİYOR?
Bu tür soruşturmalarda reçete ve sağlık kayıtlarının yanı sıra dijital veriler, iletişim kayıtları, belge hareketleri ve ilgili kişilerin ifadeleri delil zincirinin oluşturulmasında önem taşıyor. Bir doktorun bilgisi dışında imzasının veya yetkisinin kullanıldığı iddiası bulunması halinde belgenin kim tarafından ve hangi süreçte oluşturulduğunun belirlenmesi gerekiyor. Sağlık kuruluşlarında kullanıcı hesaplarının ve yetkilendirmelerin kişiye özel tutulması, erişim bilgilerinin paylaşılmaması ve olağan dışı işlemlerin zamanında bildirilmesi, benzer usulsüzlüklerin önlenmesinde temel güvenlik önlemleri arasında bulunuyor.
GÖZALTI SONRASI ADLİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
İkinci dalgada gözaltına alınan şüpheliler hakkındaki işlemlerin tamamlanmasının ardından soruşturmayı yürüten savcılık tarafından dosyadaki deliller ve ifadeler değerlendirilecek. Şüphelilerden gerekli görülenler adliyeye sevk edilebilecek; savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakma, adli kontrol talebi veya tutuklama istemi gibi farklı hukuki süreçler gündeme gelebilecek. Tutuklama veya adli kontrol konusunda karar verme yetkisi ise ilgili sulh ceza hakimliğinde bulunuyor. Daha önce Gülistan Doku soruşturmasındaki gözaltı gelişmesinde de aktardığımız gibi, gözaltı işlemi tek başına suçluluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturmanın genişlemesi halinde yeni delillerin toplanması ve başka kişilerin ifadelerine başvurulması da mümkün.
SAĞLIK KURUMLARINDA KAYIT GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye'deki kamu hastanelerinde reçete ve hasta işlemlerinin büyük bölümünün elektronik sistemler üzerinden yürütülmesi, yapılan işlemlerin geriye dönük incelenebilmesine imkân sağlıyor. Bununla birlikte kullanıcı şifrelerinin korunması, elektronik yetkilerin yalnızca yetkili personel tarafından kullanılması ve şüpheli işlemlerin kurum yönetimine bildirilmesi kritik önem taşıyor. Sağlık çalışanlarının veya vatandaşların uyuşturucu maddelerin ya da reçeteye tabi ilaçların yasa dışı temin ve satışıyla ilgili şüpheli bir durumla karşılaşması halinde emniyet, savcılık ve ilgili sağlık makamlarına bildirimde bulunması soruşturmaların başlatılmasında önemli rol oynayabiliyor.
İKİNCİ DALGADA SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Afyonkarahisar'daki dosyada ikinci operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı genişlerken, gözaltına alınan yaklaşık 15 kişinin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Yeni şüpheliler hakkındaki iddiaların yargıya taşınıp taşınmayacağı, adli işlemlerin tamamlanmasının ardından netleşecek. İlk operasyon kapsamında açılan davanın da Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama süreci sürüyor. Hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan kişiler bakımından masumiyet karinesi gereği şüpheli ve sanık sıfatlarının suçluluk hükmü anlamına gelmediği belirtiliyor.





