Dünyadaki yüksek gelirli bireylerin ülkeler arası hareketliliği 2025 yılında tarihi bir zirveye ulaştı. Uluslararası araştırma şirketi New World Wealth tarafından yayımlanan verilere göre, bu yıl 140 binden fazla milyoner başka bir ülkeye göç etti. Şirket, küresel servet hareketliliğindeki bu ivmenin 2026 yılında 165 bin kişiye ulaşmasını öngörüyor.
Küresel zengin göçünün en fazla tercih edilen merkezlerinden biri Dubai oldu. Düşük vergi avantajları sunan kente özellikle Güney Asya, Nijerya, Suriye ve Lübnan'dan yoğun bir sermaye akışı gerçekleşti. Öte yandan The Economist'in aktardığı gelişmelere göre, Fransa, Almanya ve İspanya geçtiğimiz yıl ilk defa net milyoner kaybı yaşayan ülkeler arasına girdi. İngiltere'deki varlıklı bireylerin de alternatif yaşam merkezlerine yöneldiği bildirildi.
ABD LİDERLİĞİNİ KORUYOR
Dünya genelinde 30 milyon doların üzerinde serveti bulunan ultra zenginlerin üçte birinden fazlası yaşam alanı olarak hala ABD'yi tercih ediyor. Ülkenin en az 800 bin dolarlık yatırım şartı arayan EB-5 vize programına yönelik talep yüksekliğini sürdürüyor. Ancak danışmanlık firmaları, Amerikalı yatırımcıların da son dönemde Avrupa'daki oturum seçeneklerini araştırmaya başladığını belirtiyor.
YATIRIMLA VATANDAŞLIK SEKTÖRÜ BÜYÜYOR
Uluslararası Göç Enstitüsü (IMI) verilerine göre, jeopolitik belirsizlikler ve vergi avantajı arayışları, yatırım karşılığı vatandaşlık ile oturum danışmanlığı sektörünü devasa bir pazara dönüştürdü. Sektörün büyüklüğü 40 milyar dolara ulaşırken, dünya genelinde bu alanda hizmet veren şirket sayısı bin 200'ü geçti. Özbekistan, Maldivler ve Nauru gibi ülkeler pastadan pay almak için yeni programlar geliştiriyor.
AVRUPA'DA KURALLAR SIKILAŞTI
Sermaye çekme yarışı hızlanırken bazı Avrupa ülkeleri güvenlik ve uyum gerekçesiyle daha katı kurallar uygulamaya başladı. İspanya, 500 bin Euro'luk yatırım karşılığı oturum sağlayan programını 2025 itibarıyla resmen sonlandırdı. Portekiz vatandaşlığa geçiş süresini beş yıldan on yıla çıkarırken, Avrupa Birliği Adalet Divanı ise Malta'nın uyguladığı yatırım karşılığı vatandaşlık modelinin AB hukukuyla bağdaşmadığına karar verdi.




