İşitme kaybı çoğu zaman yaşlanmayla ilişkilendirilse de son yıllarda gençlerde de benzer sorunların daha sık görülmeye başladığı belirtiliyor. Uzun süre kulaklık kullanmak, sesi yüksek seviyede tutmak ve özellikle gürültülü ortamlarda çevredeki sesi bastırmak için kulaklığın sesini daha da artırmak, işitme sistemini zorlayabiliyor. Çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler bu açıdan özellikle dikkat edilmesi gereken gruplar arasında yer alıyor.
Yüksek sese bağlı işitme kaybı erken dönemde her zaman kolay fark edilmiyor. Kulak çınlaması, konuşmaları anlamakta zorlanma, televizyonun sesini giderek daha fazla açma ihtiyacı duyma ve karşıdaki kişiden sık sık söylediklerini tekrar etmesini isteme, işitme kaybının ilk işaretleri arasında yer alabiliyor. Bu belirtilerin uzun süre devam etmesi halinde Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması öneriliyor. Kablosuz kulaklıkların doğrudan işitme kaybına yol açtığı düşüncesinin doğru olmadığını belirten Op. Dr. Vehip Beyazgün, asıl riskin kullanım şekli olduğunu vurguladı. Kulaklığın hangi teknolojiyle çalıştığından çok, ne kadar yüksek sesle ve ne kadar uzun süre kullanıldığı önem taşıyor. Toplu taşıma, kalabalık cadde veya gürültülü ortamlarda çevre seslerini bastırmak için sesi son seviyeye çıkarmak, kulağın güvenli sınırların üzerinde sese maruz kalmasına neden olabiliyor. Yüksek sese uzun süre maruz kalmak, iç kulakta bulunan hassas işitme hücrelerinde hasara neden olabiliyor. Konser sonrası veya uzun süre kulaklık kullanımının ardından ortaya çıkan geçici çınlama ve işitmede azalma bazen kısa sürede düzelebiliyor. Ancak bu durum sık sık tekrarlandığında kalıcı işitme kaybı gelişebiliyor. Op. Dr. Beyazgün, iç kulaktaki hasarlı işitme hücrelerinin kendini yenilemediğini belirterek korunmanın tedaviden çok daha önemli olduğunu ifade etti. Kulak sağlığını korumak için ses seviyesinin orta düzeyde tutulması ve maksimum sesten kaçınılması gerekiyor. Saatlerce aralıksız kulaklık kullanmak yerine belirli aralıklarla kulakları dinlendirmek, işitme sistemi üzerindeki yükü azaltabiliyor. Gürültü engelleme özelliğine sahip kulaklıklar da doğru kullanıldığında çevre sesini bastırmak için gereksiz yere sesi yükseltme ihtiyacını azaltabiliyor.
‘YÜKSEK SES VE KULAKLIK KULLANIMI DA RİSKLİ’
Kulak çınlaması, seste boğuklaşma hissi, konuşmaları ayırt etmede güçlük ve giderek daha yüksek ses ihtiyacı duyulması uzun sürüyorsa işitme testi yaptırmak gerekebilir. Özellikle sık sık yüksek sese maruz kalan kişilerde düzenli işitme kontrolleri, olası hasarın erken fark edilmesine yardımcı olabilir. Op. Dr. Vehip Beyazgün, teknoloji kullanımında ses düzeyi ve kullanım süresine dikkat edilmesinin, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek kalıcı işitme sorunlarını önlemede önemli rol oynadığını vurguladı.





