Türkiye genelinde milyonlarca tüketici, nakit ihtiyacını karşılamak ve harcamalarını taksitlendirmek amacıyla kredi kartlarına yöneliyor. Ancak ekstre borcunun yalnızca bir kısmının ödenmesi, tüketicileri fark edilmesi zor bir faiz yüküyle karşı karşıya bırakıyor. Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, finans uzmanları kredi kartı faizlerinin geriye dönük işleyişi hakkında önemli bir uyarıda bulundu.
GİZLİ FAİZ SARMALI NASIL İŞLİYOR?
Kredi kartlarında sunulan 40 ila 45 günlük faizsiz harcama süresi, yalnızca dönem borcunun tamamı son ödeme tarihinde kapatıldığında geçerliliğini koruyor. Uzmanların bildirdiğine göre, faturanın küçük bir kısmı bile eksik yatırıldığında faizsiz dönem avantajı ortadan kalkıyor. Bu durumda bankalar, kalan tutar üzerinden değil, yapılan her bir harcamanın tarihi üzerinden geriye dönük günlük faiz işletmeye başlıyor.
Özellikle bütçeyi zorlamamak adına yalnızca asgari ödeme tutarının yatırılması, yasal takibi önlese de borcun kapanma süresini uzatıyor. Mevcut faiz oranlarıyla 50.000 TL'lik bir borcun sadece asgari tutarı ödendiğinde, ana paranın çok üzerinde bir akdi faiz ve vergi (KKDF ve BSMV) yükü ortaya çıkıyor.
İKİ AY KURALI NEDEN UYGULANMALI?
Eksik ödeme yapılan bir ayın ardından, bir sonraki ay borcun tamamı kapatılsa dahi tüketiciler yeni ekstrede tekrar faizle karşılaşıyor. Bunun temel nedeni, hesap kesim tarihi ile son ödeme tarihi arasında geçen sürede ana para üzerinden faizin işlemeye devam etmesidir. Sisteme yansıyan bu gecikmeli faizden tamamen kurtulmanın tek yolu ise borcu iki ay üst üste eksiksiz şekilde kapatmaktan geçiyor. İki ardışık ay boyunca dönem borcu sıfırlandığında, kart tüm geriye dönük faiz yüklerinden arınmış oluyor.
KART BORCUNU YÖNETMENİN YOLLARI NELER?
Finansal uzmanlar, yüksek maliyetli faiz döngüsüne girmemek için ekstre borcunun tamamına otomatik ödeme talimatı verilmesini tavsiye ediyor. Borcun tamamı ödenemediği durumlarda ise asgari tutarın olabildiğince üzerine çıkılması öneriliyor. Ayrıca, borç bakiyesi azalana kadar kartın yeni harcamalara kapatılması ve düşük getirili tasarruf hesapları yerine öncelikle yüksek maliyetli kart borçlarının tasfiye edilmesi büyük önem taşıyor.





