Posta gazetesinde yayımlanan habere göre, Türkiye'de sosyal medya kullanıcılarının günde ortalama 3-4 saatini kısa video izleyerek geçirmesi nörolojik riskleri beraberinde getiriyor. Dijital uyarıcıların artmasıyla birlikte insanlığın ortalama dikkat süresi 20 saniyelere kadar geriledi.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Dündar'ın aktardığına göre, peş peşe izlenen kısa videolar beyni sürekli yeni bir uyaran aramaya alıştırıyor. Bu durum, özellikle gençler ve çocuklarda uzun süre tek bir konuya odaklanmayı zorlaştırıyor. Kitap okuma veya uzun metrajlı film izleme gibi sabır ve yoğun konsantrasyon gerektiren alışkanlıklar giderek zayıflıyor.

BEYNİN DİNLENME SÜRESİ ORTADAN KALKTI

Gün içinde otobüs veya sıra beklerken oluşan kısa boşlukların bile ekran kaydırarak doldurulması, zihnin doğal dinlenme sürecini sekteye uğratıyor. Prof. Dr. Dündar, beynin bilgileri işlemesi ve hafızayı güçlendirmesi için sessiz anlara ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Sürekli içerik tüketimi, zihnin kendini toparlaması için gereken bu doğal molaları ortadan kaldırıyor.

Çin yeniden kullanılabilir roket denemesinde ilki başardı
Çin yeniden kullanılabilir roket denemesinde ilki başardı
İçeriği Görüntüle

Kısa video kültürü, geleneksel iletişim yöntemlerini de dönüştürüyor. Uzun mesajların yerini birkaç saniyelik videolar alırken, duyguların hazır içeriklerle ifade edilmesi zamanla bireylerin empati kurma becerilerini zayıflatıyor.

ANLIK DOPAMİN DÖNGÜSÜ NASIL ÇALIŞIYOR?

Uzmanların dikkat çektiği anlık dopamin döngüsü, beynin hızlı ödül mekanizmasını manipüle ederek çalışıyor. Sosyal medya algoritmaları; öfke, şaşkınlık veya merak uyandıran içerikleri öne çıkararak kullanıcıyı sürekli ekranda tutmayı hedefliyor. Bu döngü nedeniyle, bilim ve kültür gibi derinlikli analiz gerektiren içerikler beyin için yeterince ilgi çekici olmaktan çıkıyor.

Platformların reklam gelirlerini artırmak amacıyla tasarladığı bu sistem, insan dikkatini ticari bir değere dönüştürüyor. Doğruluğu kanıtlanmamış sansasyonel videolar, sakin ve bilgilendirici içeriklere göre çok daha hızlı yayılarak dijital tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi