Türk doktorun körlüğü önleyen damlası ABD'de ödül aldı
Türk doktorun körlüğü önleyen damlası ABD'de ödül aldı
İçeriği Görüntüle

Swiftest şirketinin kurucu ortağı Matthew H. Nash tarafından yürütülen yeni bir iklim araştırması, deniz seviyesindeki yükselme ve artan su taşkınları nedeniyle önümüzdeki 100 yıl içinde dünya genelinde 37 şehrin sular altında kalma riski taşıdığını ortaya koydu. Araştırmada, Türkiye'den İstanbul ve İzmir de en yüksek risk grubundaki şehirler arasında yer aldı.

Paylaşılan rapora göre, küresel ısınmanın tetiklediği iklim krizi, kıyı şeridinde yer alan metropollerin geleceğini doğrudan tehdit ediyor. Listede ilk sıraları Asya ve Amerika kıtasındaki büyük şehirler çekerken, Japonya'nın başkenti Tokyo birinci, Hindistan'dan Mumbai ikinci ve ABD'den New York City üçüncü sırada konumlandı. Türkiye'den İstanbul beşinci, İzmir ise altıncı sırada yer alarak yüksek riskli bölgeler olarak listelendi.

KIYI YÖNETİMİ VE ÖNLEMLER YETERSİZ Mİ KALIYOR?

Nash'in aktardığı verilere göre, listede yer alan bazı şehirler kıyı yönetimi konusunda aktif olarak altyapı çalışmalarını sürdürüyor. Ancak birçok bölge, artan su seviyelerine karşı batmayı önleme planlarını uygulamada maddi ve teknik zorluklar yaşıyor. Önlem alınmadığı takdirde bu 37 şehrin önümüzdeki yüzyıl içinde tamamen yaşanmaz hale geleceği öngörülüyor.

DENİZ SEVİYESİNDEKİ YÜKSELME NEDEN HIZLANIYOR?

İklim bilimcilerin genel değerlendirmelerine göre, deniz seviyelerindeki artış temel olarak küresel sıcaklık artışıyla birlikte kutuplardaki buzulların erimesi ve ısınan okyanus sularının genleşmesinden kaynaklanıyor. Kıyı şehirlerinin bu tehdide karşı devasa deniz duvarları inşa etmesi, taşkın bariyerleri kurması ve drenaj sistemlerini modernize etmesi gerekiyor. Ancak bu adaptasyon süreçleri yüksek bütçeler gerektirdiği için her ülke tarafından eşzamanlı olarak uygulanamıyor.

Listede Londra, Amsterdam, Venedik, Dubai ve Sidney gibi dünyanın önde gelen turizm ve ticaret merkezleri de bulunuyor. Uzmanlar, karbon emisyonlarının azaltılması ve küresel ısınmanın sınırlandırılması için uluslararası anlaşmaların acilen tam kapasiteyle hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi