Orta Doğu’da dördüncü haftasına giren savaşın ekonomik etkisi büyürken, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki fiili ablukasında dikkat çeken bir kırılma yaşandı. Tahran yönetimi, bugüne kadar diplomatik ve ekonomik açıdan en güçlü destekçilerinden biri olan Çin’in ticari gemilerine de geçiş izni vermedi. Bu hamle, ablukada “müttefik ayrımı” yapılmadığı mesajı olarak okunuyor.
MarineTraffic verileri ve bölgedeki denizcilik kaynaklarının aktardığına göre Çin devletine ait Cosco Shipping filosunda yer alan iki konteyner gemisi, Cuma sabahı Hürmüz’den geçiş denemesinde bulundu. “CSCL
Indian Ocean” ve “CSCL
Arctic Ocean” adlı gemiler, İran’ın güneyindeki Bender Abbas (Bandar Abbas) Limanı’na yaklaşık 32 kilometre mesafedeki stratejik Larak Adası yakınlarında durduruldu ve rotalarını tersine çevirmeye zorlandı.
Larak Adası, geçmişte Pentagon’un bölgeye yönelik planlamalarında adı geçen noktalardan biri olarak da biliniyor. Bu ayrıntı, bölgede tansiyonun neden bir türlü düşmediğini anlatıyor aslında.
Çin bandıralı gemilerin geri çevrilmesinin ardından İran cephesinden resmi açıklama geldi. İran’ın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’ne bağlı Nour Haber Ajansı üzerinden yapılan bilgilendirmede, Devrim Muhafızları’nın (DMO) Cuma günü farklı uyruklardan toplam üç konteyner gemisinin boğazdan geçişini engellediği duyuruldu.
DMO’nun açıklamasında, gemilerin milliyetine bakılmadan “ABD ile İsrail destekçilerinin limanlarına giriş-çıkış yapan tüm gemi trafiğinin kesin olarak yasaklandığı” vurgulandı. Yani mesele sadece bayrak değil; hangi limanlarla bağlantı kurulduğu da artık doğrudan hedefte.
HÜRMÜZ’DE TRAFİK DARALDI, GEÇİŞLER SEÇİLİYOR
Boğazda şu an için sınırlı bir gemi trafiğine izin verildiği aktarılıyor. Konteyner gemisi sahiplerinin paylaştığı bilgilere göre İran, bu aşamada yalnızca kendi limanlarına ev eşyası, otomobil, giyim ürünü ve ilaç taşıyan gemilerin geçişine müsaade ediyor. Kısacası, ticaretin “normal” akışı değil; daha çok iç tüketime dönük yükler öne çıkıyor.
Bunun somut örneği geçen hafta yaşandı. Umman Körfezi’nde yaklaşık üç hafta bekletilen tahıl yüklü dört dökme yük gemisinin, İran’ın Bender İmam Humeyni (Bandar Imam Khomeini) Limanı’na gitmek üzere Hürmüz’den ters yönde geçişine izin verildi. Bu gemilerin ağırlıklı olarak Rusya ve Güney Amerika’dan ithal edilen tahılları taşıdığı, ülkenin gıda güvenliği için ablukadan muaf tutulduğu belirtiliyor.
Bir denizci kaynağının “Bazen izin var, bazen yok… kimse net konuşmuyor” dediği aktarılıyor. İşin kötüsü, sahada kararlar anlık değişebiliyor.
ÇİN GEMİLERİNE ‘U DÖNÜŞÜ’ MESAJI NE ANLAMA GELİYOR?
Çin, İran petrolünün en büyük alıcılarından biri olarak biliniyor. Buna rağmen Çin devletine bağlı bir şirketin gemilerinin geri çevrilmesi, Tahran’ın Hürmüz Boğazı kartını ABD operasyonlarına karşı sonuna kadar kullanmaya hazır olduğuna işaret eden en sert adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Bir yandan da Reuters’ın aktardığı değerlendirmelerde, İran’ın füze kapasitesinin önemli bir bölümünü koruduğu yönünde ifadeler yer alıyor. Bu tür notlar, sahadaki askeri denge tartışmalarının da neden yeniden alevlendiğini gösteriyor.
Hürmüz’deki her yeni kısıtlama, Türkiye’de de özellikle akaryakıt fiyatları ve nakliye maliyetleri üzerinden hissedilebilecek bir baskı anlamına geliyor. Alanya gibi turizm ve tedarik zinciriyle yaşayan kentlerde, yakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki en küçük oynama bile; market fiyatından servis ücretine kadar pek çok kaleme yansıyabiliyor, vatandaşın cebine dokunuyor.
Metinde ayrıca “Hürmüz Boğazı’nda geçişlerin durmasıyla 1900 geminin mahsur kaldığı” ve “boğazın resmen kapatıldığı” yönünde son dakika ifadeleri de yer alıyor; ancak bu bilgilerin ayrıntısı ve doğrulama çerçevesi kaynak metinde geniş şekilde açıklanmıyor.




