İnsanoğlunun kendisine verdiği zararı kimsenin vermediği bir gerçek. 'İnsan-Doğa” ilişkilerimiz bir felaket. Doğayı katlederken, kendi geleceğimizi yok ettiğimizin farkında bile değiliz. Farkında olanlarsa, belli bir bencillik içinde...
İnsanoğlunun kendisine verdiği zararı kimsenin vermediği bir gerçek.“İnsan-Doğa” ilişkilerimiz bir felaket.Doğayı katlederken, kendi geleceğimizi yok ettiğimizin farkında bile değiliz.Farkında olanlarsa, belli bir bencillik içinde geleceği ve de gelecek kuşakları umursamıyorlar. “İnsan-insan” ilişkilerimiz ise, akıl almayacak boyutlara varan bir acımasızlık noktasına taşındı. İnsanlar, dünyanın her yerinde, olmadık gerekçelere dayalı olarak birbirlerini katletmekle meşgul. Düşündürücü olansa, çoğu savaşların, toplu katliamların ve de cinayetlerin, dinler ya da bir dine dayalı farklı mezheplere mensup insanlar arasında yaşanması. Yani, Allah’ın yarattığı insanlar, birbirlerini Allah adına öldürme aymazlığı ve de saçmalığı içine girebiliyorlar.Böylesine saçma çatışma gerekçelerinden birisi de, farklı etnik kökene sahip insanların birbirlerine dönük düşmanlıkları.İşin ilginç yanı ise, tüm bu insanların bir dine inanması ve tüm bu dinlerin hepsinde de, insanlığın Adem ve Havva’dan geldiğinin söylenmesi!Savaşların bir başka gerekçesi ise, topluma yani ülkeye egemen olma mücadelesi.Bir toplum, ister monarşiyle, ister demokrasiyle hatta oligarşik bir yapıyla yönetilsin, o toplum içinde, o topluma egemen olmak için insanların birbirleriyle medeni bir biçimde yarışmaları gerekirken, en acımasız bir biçimde savaşmakla meşguller.Ülkemizdeki bugünkü siyasi gerginliği, bu gerginliğe dayalı olmadık rezillikleri, ihanetleri, soygunları ve vurgunları, ülkemizi dünyaya jurnallemeleri bırakın, tarih boyunca, ülkeye hakim olabilmek için, ülkenin batması, koskoca bir imparatorluğun yıkılması pahasına, iktidar kavgası veren çok ciddi toplumsal yapılanmalar olmuş ve bu yapılanmalar bir birleriyle en acımasız bir biçimde çatışmışlar ve birbirlerini yok etmeye çalışmışlar.İşte böylesine rezil bir tarihi süreç içinde, bu yapılanmalar bir bir yok olup yerine yenileri gelirken, ortaya çıkan kriz ve kaos ortamlarında, hem ülke, hem de ülke insanı büyük zararlar görmüştür.Türkiye bugün de, benzer bir aymazlığın ve vurdumduymazlığın hatta en acımasız iktidar kavgasının verildiği bir süreci yaşıyor.Partizanlık fanatizm noktasına taşındı.Toplumun bir kesimi, ülkeyi ve ülke insanını değil partisini düşünüyor.Bu fanatizmin kötü yanı, bir ideolojiye inanma adına değil, desteklediği partinin iktidar olması ve bu iktidarda egemen olacak güçlerin egemenliğine ortak olma bencilliğine dayanması! *** ANTENİMİZE ÇARPANLAR Elektrik rezaletiTosmur’da elektrik kesintisi rezaleti diz boyu.Günde birkaç kere değil, bazı günlerde hatta bazı saatlerde, beş on dakikada bir defalarca elektrik kesilip, kısa bir süre içinde de yeniden geliyor!Bu bir arıza ise, nasıl oluyor da bu kadar kısa bir sürede arıza gideriliyor?Böylesine peş peşe elektriklerin kesilip sonra kısa bir süre içinde yeniden geri dönüşünün bir izahının olması gerekir!Vatandaş “Elektronik aletlerimizin arızalanıp tamire gitmesi ya da yenilenmesi için, bu bir kasıtlı operasyonlar serisi mi?" diyor!