GAZETECİLİĞE başladığım 1994 yılında yerel iktidarda Doğru Yol Partisi (DYP) vardı. İnşaat Mühendisi Cengiz Aydoğan beş yıllık belediye başkanıydı ve dönemin DYP İlçe Teşkilatı toplantılarında adeta izdiham yaşanırdı. 1994 yerel...
GAZETECİLİĞE başladığım 1994 yılında yerel iktidarda Doğru Yol Partisi (DYP) vardı.İnşaat Mühendisi Cengiz Aydoğan beş yıllık belediye başkanıydı ve dönemin DYP İlçe Teşkilatı toplantılarında adeta izdiham yaşanırdı.1994 yerel seçimlerinden sonra DYP’nin yanına bir de Anavatan Partisi (ANAP) eklendi.Zira, Alanya’da uzun yıllar yerel siyasetin baş aktörü olan Hasan Sipahioğlu’nun 94’te aday olup kazanamaması ve ardından hemen ANAP İlçe Başkanı seçilip 1999 yerel seçimlerine hazırlanma girişimi, ANAP’ı halk nazarında daima zirvede, göz önünde ve diri tuttu.1994 ile 1999 arasında hem Doğru Yol Partisi’nin hem de Anavatan Partisi’nin tüm ilçe teşkilatı yönetim kurulu toplantılarında adeta izdiham yaşanır, bu da her iki partinin halk nazarında daima göz önünde olmasını sağlardı.***Ankara’da yaşanan DYP-ANAP çekişmesinin aynısı Alanya’da da vardı ve bunda gerek Cengiz Aydoğan-Hasan Sipahioğlu rekabeti, gerekse DYP ile ANAP’ın yerel yöneticilerinin parti içi birleştirici ve toparlayıcı güçleri etkili olurdu.Elbette bu, Ankara’daki gücün Alanya’ya yansıması, izdüşümüydü.2002’de Türk siyasi hayatına giren ve katıldığı tüm yerel ve genel seçimlerde oy oranını daha da artıran Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) Alanya’daki gücünü, 90’lı yıllardaki DYP ve ANAP ile karşılaştırabiliriz.Yerelde hiç iktidar olamayan AKP, özellikle Hasan Sipahioğlu’nun 12 Temmuz 2009’da ANAP’tan ayrılıp AKP’ye katılmasıyla adeta gücüne güç kattı, tüm yönetim kurulu toplantılarında ve tüm etkinliklerinde adeta izdiham yaşandı.Elbette bunda, şimdilerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Alanya Koordinatörü olarak görev yapmaya hazırlanan Hüseyin Güney’in sergilediği ılımlı ve birleştirici yönetim anlayışı da etkili olmuştur ancak yerelde iktidar olan bir partinin de böyle ilgi görmesi kaçınılmazdır.***Ancak…30 Mart 2014 yerel seçimlerinden sonra yerelde iktidarı kazanan Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) İlçe Teşkilatı’nda, 90’lı ve iki binli yıllarda gördüğüm belediye-ilçe teşkilatı birlikteliğini gördüğümü söyleyemem.Sanki yolunda gitmeyen ters bir durum var gibi hissediyorum.Sanki MHP’de işler yolunda değil gibi.Ne bileyim, sanki parti teşkilatı, yerelde iktidarı kazanmış bir görüntü veremiyor.O enerjiyi ve sinerjiyi, moda tabirle o elektriği almak mümkün gözükmüyor.Misal, bugün şehir dışından Alanya’yı hiç tanımayan, siyasetini hiç bilmeyen birisini getirseniz ve sırasıyla AKP, CHP ve MHP İlçe Teşkilatı’nın haftalık olağan yönetim kurulu toplantılarına götürseniz, edindiği izlenimlere dayanarak, “Sence bunlardan hangisi Alanya Belediyesi’ni kazanmış olabilir?” diye sorsanız, adım gibi eminim, “Hiçbiri!” yanıtını verecektir.***Çünkü…Ne AKP’de, ne MHP’de, ne de CHP’de hiçbir canlılık, hareketlilik ve bir sonraki seçime hazırlanma girişimi gözlenmemektedir.Hadi diyelim ki, AKP ile CHP yerelde seçimi kaybetti, bu şoku üzerlerinden henüz atamadılar, bu yüzden de yönetim kurulu toplantıları cansız, sönük ve silik geçiyor.Peki, Türkiye’nin ve Alanya’nın “olmazsa olmaz” partisi MHP’ye ne oluyor?Kariyerinde Alanya Belediyesi’ni ilk kez kazanan MHP’nin İlçe Teşkilatı yönetim kurulunda neden istenilen birlik beraberlik görüntüsü objektiflere yansıyamıyor.***Örneğin, aday adaylığı sürecinde Alanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Ali Dim’e destek veren yönetim kurulu üyeleri ile MHP İlçe Başkanı Cafer Uyar ve Adem Murat Yücel’e destek veren yönetim kurulu üyeleri arasında bir kopukluk, bir küskünlük mü var?Örneğin, Mehmet Ali Dim’e açık destek veren yönetim kurulu üyeleri bile isteye dışlanıyor mu?Bu isimler önemli toplantılara ve etkinliklere bile isteye davet edilmiyor mu?Aday adaylığı sürecinde Dim’e açık destek veren yönetim kurulu üyeleri acaba kendi rızaları ile mi 30 Mart’tan sonra yapılan tüm yönetim kurulu toplantılarına katılmıyorlar, yoksa dışlandıklarını hissettikleri için mi gelmiyorlar?Toplantıların yüksek katılımlı olmamasının altında, MHP İlçe Başkanı Cafer Uyar’ın, “Adem Murat Yücel’in önüne geçip kendimi daha ön planda tutmak istemiyorum” tavrı mı yatıyor?***Bu ve benzer nedenlerle…Türk ve Alanya siyasetinin olmazsa olmaz partisi olarak gördüğüm ve gördüğünüz MHP’de eksik olan, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu sezinliyorum.Tabirimi lütfen mazur görün ama eğer teşkilattaki bu “uyuşuk” ve “bezgin” görüntü böyle devam ederse, bundan faydalanmak isteyecek dâhili ve harici güçlerin ekmeğine yağ sürülecektir.Sık sık buluştuğum, görüştüğüm çok kıymetli parti tabanının sesine tercüman olmam gerekirse…Cafer Hoca’dan beklenen şudur.Kamuoyuna daha diri ve daha güçlü görüntü vermesi, yönetimi birleştirip bütünleştirici hamleler yapması ve önce 2015 genel seçimlerinde, ardından 2019 yerel seçimlerinde başarı elde edip, 30 Mart başarısının tesadüf olmadığını ispatlamasıdır.