Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, gerçekten festivaldi! Her organizasyonda olduğu gibi bu organizasyonun da olumlu yanları kadar eleştirilecek olumsuz yanları da vardı. Ekrandan izleyebildiğim kadarıyla, sol ideolojiye mensup dostların...
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, gerçekten festivaldi!
Her organizasyonda olduğu gibi bu organizasyonun da olumlu yanları kadar eleştirilecek olumsuz yanları da vardı.
Ekrandan izleyebildiğim kadarıyla, sol ideolojiye mensup dostların bir araya gelerek, birbirlerini ağırlama adına ortaya koydukları bu etkinlik, tabii ki solcu sanatçılarla, hâlâ solculuk-sağcılık fanatizminden kurtulamamış ekran karşısındaki herkesi mutlu etmiş olmalı!
Otuz yıl öncesine dayalı olarak ödül dağıtımı ise anlamlı olsa da biraz komik kaçtı gibi geldi bana!
Hele etkinliğin sunucusu Cem Davran’a en başarılı çocuk sanatçı ödülü verilmesi, Aziz Nesin’lik idi.
Otuz yıl önce şöhretin zirvesine tırmanmış birçok çocuk sanatçı vardı.
Ayşecik, Yumurcak ve diğer filmlerde oynayan çocuk sanatçıları herkes tanırken, o tarihlerde Cem Davran’ın çocuk sanatçı olduğunu bilen kaç kişi vardı ki?
“Ne sağcı ne solcu sadece futbolcu” sloganı belki eleştirel bir bakış açısını yansıtsa da, ne sağcı, ne solcu, sadece sanatçı olan ve sadece sanatındaki başarılarıyla toplumun gönlüne taht kuran sanatçılara da sporculara da şahsen ben, çok daha saygı duyuyorum.
Mesleğinde başarılı, kazandığı parayı hak eden insanların topluma çok daha yararlı olduklarını rahatlıkla iddia edebiliriz.
Tabii ki, sanatçının da sporcunun da bir dünya görüşü olacak.
Ama bu yönü, sanatının önüne geçmeyecek.
Mesleğinde başarılı olamayan birisinin siyasette öne çıkması bir anlam ifade etmez.
Solda Arif Sağ, Berhan Şimşek, Bedri Baykam, Müjdat Gezen sağda ise isimlerini bilemediğim birçok sanatçı siyaseti sanatlarının önüne koydukları için, sadece toplumun bir kesiminin sevgi ve saygısını kazanabildiler.
Arif Sağ gibi bir büyük sanatçı meclise gitti de ne oldu?.
Orada fiziği ile kabadayılık yapmaktan öte toplum adına bir iş beceremedi!.
Popülaritesini sanatıyla elde edemeyenler, belli ideolojilere atıfta bulunarak, o kitleyi hedef alıp, gündemde kalma uyanıklığına girerlerken, gerçek sanatçılar genellikle, dünya görüşlerini ve siyasi tercihlerini özellikle belli etmeyerek sanatlarıyla herkesin beğenisini kazanmanın özel kaygısıyla hareket ederler.
Festivalde, 12 Eylül darbesinin eleştirilmesi, mağdurların hatırlanması çok güzeldi ama, bunu solculuk adına şova çevirmek pek de hoş olmadı!
Bu festivalin adı, Uluslararası film Festivali.
Sol ile ilgili bir festival yapılacaksa bunun adı, Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali olmamalıydı.
Sol bir festival yapılırsa, bu festivale katılmaktan büyük haz duyacağımı da buradan ilan ediyorum.