Başbuğ Türkeş’in izinden

İYİ Parti Alanya İlçe Teşkilatı, teşkilat binası toplantı salonunda 4 Nisan 2026 günü, ülkücü hareketin lideri, Türk dünyasının başbuğu Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yılı nedeniyle anma ve anlama sohbeti düzenlemiştir. İYİ Parti Alanya İlçe Başkanı Hilmi Er ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda sunumu, yönetim kurulu üyelerinden Mustafa Çelik yaparken; hatip olarak emekli öğretmen Sevda Güler Onar, Mahmutlar Belediyesi eski başkanlarından memur emeklisi Hüseyin Taşer ve MHP ilçe eski başkanlarından emekli öğretmen Cafer Uyar yer almıştır.

Başbuğ Alparslan Türkeş’in hayatı, eğitim ve öğrenim durumu, yurt içi ve yurt dışı görevleri, Türkçülük-Turancılık davasından yargılanması, Türk milliyetçiliğinin fikir babası edebiyat öğretmeni Hüseyin Nihal Atsız ile tanışması, 1960 ihtilali ve sonrası sürgün hayatı ile Yeni Delhi’den dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a idamlara karşı çıkılması gerektiği hususundaki mektupları, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine katılması, ülkücü hareketin teşkilatlandırılması, milletvekilliği, MHP’nin kuruluşu, 1980 darbesi sonrası ülkücü hareket davasında yargılanması, Milliyetçi Çalışma Partisinin kuruluşu ile MHP adı ve ambleminin yeniden kullanılması ve 9 Işık ilkeleri konularında yaptığı açıklamalar; nihayetinde 4 Nisan 1997 günü vefatına kadar yaşadığı siyasi ve fikrî süreçler hakkında Sn. Sevda Güler Onar tarafından kapsamlı bir özet sunulmuştur.

Türk dünyasının başbuğu Alparslan Türkeş’i saatlere sığdıracak şekilde özetlemek, büyük bir birikim ve özetleme kabiliyeti gerektirmektedir. “Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti” felsefesinin sahibidir. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, millî görüş geleneğinden yetişmiş ve ümmetçi ideoloji ışığında siyaset yapmış olmasına rağmen “Türk demek Müslüman demektir” ifadesini kullanmıştır. Bu söylem, “Müslüman olmayan Türk yoktur” anlamına gelmemektedir. Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) kuruluşu ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) Balkanlardaki Türk-İslam eserlerine yönelik restorasyon çalışmaları önemlidir. Bosna-Hersek eski Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in “Müslüman olduğumuz için Sırplar bize ‘Türk’ derler” sözü de dikkat çekicidir.

Dokuz Işık Doktrini ile liberalizm ve sosyalizm arasındaki farka değinen Hüseyin Taşer de Türk ülküsünün bir reaksiyon ya da karşıt görüş olmadığını; bir hareketi, ilerleyişi ve yükselişi ifade ettiğini belirtmiş; şairlerin sözleriyle başbuğun 9 Işık Doktrini olan “Milliyetçilik ve Ülkücülük; Ahlakçılık; İlimcilik ve Toplumculuk; Köycülük; Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik; Gelişmecilik ve Halkçılık; Endüstri ve Teknikçilik” ilkeleri doğrultusunda siyasetin özüne dönmesine işaret etmiştir.

Siyasi yaşamı ve anılarından bahseden Cafer Uyar da günün anlam ve önemine değinerek yazdığı şiirle katılımcıların dikkatini çekmiş, günümüz siyasi yelpazesi hakkında aydınlatıcı bilgiler aktarmıştır. İYİ Parti Milletvekili Dr. Ayyüce Türkeş Taş’ın, başbuğun vefat yıl dönümü nedeniyle gerçekleştirmek istediği kabir ziyaretinin engellenmesi de kınanmıştır.

Alparslan Türkeş ve fikirlerini politik kalıplara sığdırmak imkânsızdır. O, yalnızca eski bir genel başkan değil, Türk dünyasının başbuğudur: “Ben bir davayı kucakladım. İlerliyorum, daha da ilerleyeceğim. Herhangi bir nedenle bir noktada kalırsam bayrağı kapın, daha ileriye gidin!” diyerek işaret vermektedir. Başbuğlar ve şehitler ölmez; ancak unutulursa ölür. “Siz meydanlarda, ben de. Siz cezaevinde, ben de. Siz neredeyseniz, ben de...” Ruhu şad, mekânı cennet olsun.