Bazen bir şehrin önemi yalnızca sahip olduğu nüfusla, turizm potansiyeliyle ya da ekonomik büyüklüğüyle ölçülmez. Bazı şehirler vardır ki bulundukları coğrafya nedeniyle tarihin farklı dönemlerinde yeniden öne çıkarlar. Bugün Alanya tam da böyle bir dönemin eşiğinde bulunuyor.
Türkiye son dönemde deniz yetki alanlarına ilişkin çok önemli bir yasal düzenleme hazırlığı yürütüyor. Kamuoyunda “Mavi Vatan Yasası” olarak da anılan bu düzenleme ile Türkiye’nin Karadeniz, Ege ve Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının daha güçlü bir hukuki zemine kavuşturulması hedefleniyor. Hazırlanan taslakla münhasır ekonomik bölge, kıta sahanlığı ve denizlerdeki egemenlik haklarının kapsamlı biçimde tanımlanması amaçlanıyor. Böylece Türkiye yalnızca denizlerdeki haklarını savunmakla kalmayacak, aynı zamanda bu hakları daha güçlü bir iç hukuk temeline de oturtmuş olacak. Aslında mesele yalnızca bir hukuk düzenlemesi değildir. Bu gelişme, Türkiye’nin denizlere bakışının değiştiğini gösteren stratejik bir dönüşümün parçasıdır. Çünkü günümüzde enerji, ticaret, ulaştırma koridorları ve güvenlik politikaları giderek daha fazla denizler üzerinden şekillenmektedir. Doğu Akdeniz ise bu büyük jeopolitik mücadelenin merkezinde yer almaktadır.
İşte tam bu noktada Alanya’nın önemi daha da artmaktadır.
Alanya tarih boyunca Akdeniz’in önemli liman şehirlerinden biri olmuştur. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın Alanya’yı fethetmesinden sonra şehir yalnızca bir sahil yerleşimi olmayıp, aynı zamanda Anadolu’nun Akdeniz’e açılan stratejik kapılarından biri hâline gelmiştir. Tersaneleri, kaleleri ve limanlarıyla dönemin deniz ticaretinde önemli rol üstlenen Alanya, bugün de benzer bir jeopolitik dönüşümün içinde yer almaktadır. Çünkü artık Akdeniz’e yalnızca turizm açısından bakmak yeterli değildir. Akdeniz aynı zamanda enerji jeopolitiğinin merkezlerinden biridir. Son yıllarda Doğu Akdeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervleri, bölgeyi küresel güç rekabetinin önemli alanlarından biri hâline getirmiştir. Enerji güvenliği, deniz ulaştırma hatları ve deniz yetki alanları artık devletlerin dış politika ve milli güvenlik stratejilerinin ayrılmaz parçalarıdır.
Bu çerçevede Alanya’nın önümüzdeki yıllarda enerji ve bağlantısallık projelerinde daha görünür bir rol üstlenmesi sürpriz olmayacaktır. Bilhassa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasında planlanan 97 km’lik doğal gaz boru hattının Alanya’dan bağlanacak olması şehrimizin jeostratejik ve jeopolitik değerini daha da artırmaktadır. Kıbrıs’a uzanacak enerji hatları ve doğal gaz bağlantıları salt ekonomik projeler değildir; aynı zamanda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığını güçlendiren stratejik adımlardır. Bugün dünya yeni bir enerji ve jeopolitik rekabet dönemine girmiş durumda. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki krizler ve küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, enerji güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha göstermiştir. Artık ülkeler sadece karadaki sınırlarından ziyade, denizlerdeki hak ve menfaatlerini de korumaya çalışmaktadır.
Mavi Vatan yaklaşımı ve kanunlaştırılacak deniz yetki alanları da tam olarak bu anlayışın ürünüdür. Türkiye’nin denizlerdeki haklarını yalnızca askeri açıdan değerlendirmeyip hukuki, ekonomik ve diplomatik boyutlarıyla koruma iradesini ifade etmektedir. Hazırlanan yeni yasal düzenleme de bu vizyonun kurumsal ve hukuki temelini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle Alanya’ya artık yalnızca turizm-tarım şehri olarak bakmak eksik kalacaktır. Elbette Alanya turizmin başkentlerinden biridir. Ancak önümüzdeki dönemde enerji koridorları, deniz ticareti, Doğu Akdeniz jeopolitiği ve Türkiye’nin deniz stratejileri açısından da çok daha fazla konuşulacak bir şehir hâline gelebilir.
Şehirlerin geleceği, o şehirde yaşayan insanların ortaya koyduğu ortak bilinçle de şekillenir. Alanya'nın değişen Akdeniz jeopolitiği içerisindeki yerini anlamak, şehre sadece turizm ve günlük ekonomik faaliyetler açısından görmeden, daha geniş bir perspektiften bakabilmek önemlidir. Çünkü güçlü kadim şehirler sadece doğal güzelliklerinden ziyade, sahip oldukları stratejik değerin farkında olan yöneticileri, üniversiteleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarıyla da öne çıkarlar. Alanya'nın önündeki yeni fırsatları değerlendirebilmesi için yalnızca vizyon sahibi yöneticilere değil, aynı zamanda yaşadığı coğrafyanın değerini bilen bilinçli bir topluma da ihtiyaç vardır. Alanya'nın tarihini, coğrafyasını ve yükselen stratejik önemini bilen, bu konuda duyarlılık geliştiren bir toplum, şehrin geleceğine yapılacak en büyük yatırımlardan biridir. Zira jeopolitik farkındalık yalnızca devlet eliyle olmaz toplumların da geleceğini şekillendiren önemli bir güçtür.
Alanya, tarih boyunca Akdeniz'in önemli liman ve ticaret şehirlerinden biri olmuştur. Bugün ise değişen bölgesel ve küresel gelişmeler, şehrin stratejik konumunu yeniden gündeme taşımaktadır. Akdeniz'de enerji, ulaştırma ve deniz yetki alanları giderek daha fazla önem kazanırken, Alanya da bu yeni dönemin dikkat çeken merkezlerinden biri hâline gelmektedir. Sahip olduğu coğrafi konum, tarihî birikim ve ekonomik potansiyel sayesinde Alanya'nın önümüzdeki yıllarda çok daha fazla konuşulacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle şehrin geleceğine bakarken yalnızca bugünün değil, yarının fırsatlarını da görmek büyük önem taşımaktadır.
Görünen o ki önümüzdeki dönemde de Alanya, Türkiye'nin Akdeniz vizyonunda ve bölgesel gelişmelerinde önemli bir yer tutmaya devam edecektir.
Mavi Vatan’ın Akdeniz’deki kilit şehri: Alanya
Orhan Karaoğlu
Yorumlar
Trend Haberler
Alanya'da acı olay: Öğrenci kalp krizi sonucu hayatını kaybetti
Alanya'nın yüreğini yakan kazada sürücü detayı kahretti: Nasıl ehliyet verdiniz?
Alanya İskelesi yasta: Tekne kaptanı Niyazi Evci hayatını kaybetti
Alanya'da korkutan kaza: Otomobil ve motosiklet kafa kafaya girdi
Alanyalı 5 cana mal olan kazanın nedeni hakkında şok iddia
Denizli faciasında yürek yakan detaylar: Anne-Kız Alanya'ya mezar ziyaretine geliyorken can vermiş