Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings tarafından yayımlanan son rapora göre, yüksek seyreden Türk Lirası faizleri ve bölgesel çatışmaların tetiklediği enflasyon, bankacılık sektörünün faaliyet koşullarını zorlaştırıyor. Kurum, artan fonlama maliyetlerinin etkisiyle bankaların net faiz marjlarındaki zayıflamanın 2026 yılının ikinci çeyreğinde de sürmesini beklediğini duyurdu.
Fitch'in değerlendirmesinde, döviz cinsi risk ağırlıklı varlıklara uygulanan düzenleyici toleransın sona ermesiyle sektörün ortalama faaliyet kârlılığının 2026'nın ilk çeyreğinde düşüş gösterdiği aktarıldı. 2025'in son aylarında başlatılan faiz indirimleri sonrası kredilerin yeniden fiyatlanması, menkul kıymet getirilerindeki azalma ve yüksek operasyonel giderler bu daralmada belirleyici rol oynadı.
SERMAYE YETERLİLİĞİ VE TAKİPTEKİ KREDİLER
Raporda yer alan verilere göre, bankaların 2025 yılı sonunda yüzde 14,1 olan ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı, 2026'nın ilk çeyreği itibarıyla yüzde 11,5 seviyesine indi. Aynı dönemde tüm segmentlerde yeni sorunlu kredi girişlerinin devam etmesiyle, sektör ortalamasındaki takipteki kredi oranı yüzde 3,1'den Mart 2026 sonunda yüzde 3,3'e ulaştı. Tahsilatlar sonrası net takipteki kredi oluşum hızı ise yüzde 2,5'ten yüzde 2,1'e gerilemesine rağmen yüksek seyrini korudu.
MEVDUATLARDA DÖVİZ TERCİHİ NEDEN ARTTI?
Makroekonomik belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların güvenli liman arayışına girmesi, banka bilançolarındaki döviz ağırlığını doğrudan etkiliyor. Fitch raporu, İran çatışmasının yarattığı kısa süreli piyasa dalgalanmaları ve altın ile dolar paritesindeki hareketlilik sonucunda, toplam mevduatlar içinde döviz cinsi birikimlerin payının yüzde 35,2'den yüzde 38,1'e çıktığını gösteriyor. Döviz cinsi toptan fonlamanın özkaynak dışı toplam fonlama içindeki yeri ise yaklaşık yüzde 20 bandında sabit kaldı.
Kredi derecelendirme kuruluşu, mevcut piyasa şartlarına rağmen Türk bankalarının borçlanma aracı ihraçlarına önümüzdeki dönemde de devam etmesinin beklendiğini ifade etti.




