Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, İskoçya'nın batısındaki Eilean Mòr adasında görevli üç deniz feneri bekçisi, Aralık 1900'de ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu. James Ducat, Thomas Marshall ve Donald McArthur isimli deneyimli denizcilerin sırra kadem basması, aradan geçen 126 yıla rağmen denizcilik tarihinin en karanlık vakalarından biri olmaya devam ediyor. Olay, 26 Aralık 1900 tarihinde nöbet değişimi için adaya gelen Hesperus gemisinin mürettebatı tarafından fark edildi.

Mısır'da 18 yeni mezar ve altın dil tılsımları bulundu
Mısır'da 18 yeni mezar ve altın dil tılsımları bulundu
İçeriği Görüntüle

Gemi kaptanı Jim Harvie'nin çaldığı korna ve ateşlediği sinyal roketlerine adadan hiçbir yanıt gelmedi. Adaya çıkan fener bekçisi Joseph Moore, tesise girdiğinde şöminedeki ateşin söndüğünü ancak içerideki eşyaların düzenli olduğunu gördü. Fırtınalı havaya rağmen üç yağmurluktan ikisi alınmış, lamba temizlenmiş ve yakıt haznesi doldurulmuştu. Bekçilerin bıraktığı son resmi kayıtlar 13 Aralık'ı, yazı tahtasındaki son not ise 15 Aralık sabahını işaret ediyordu.

BEKÇİLERİ DEV BİR DALGA MI YUTTU?

Olayın ardından müdür Robert Muirhead tarafından yürütülen resmi soruşturma, adanın batı platformunda ciddi bir tahribat olduğunu ortaya koydu. Demiryolunu iskeleye bağlayan korkuluklar sökülmüş ve devasa bir vinç parçalanmıştı. Rapora göre, ekipman arızası nedeniyle daha önce uyarı alan Ducat ve arkadaşı Marshall, fırtınada vinci sabitlemek için dışarı çıkmış, içeride kalması gereken McArthur ise onlara yardım etmek isterken yüz fit yüksekliğindeki dev bir dalgaya kapılmıştı.

1900'LERDE İLETİŞİM EKSİKLİĞİ SÖYLENTİLERİ NASIL ETKİLEDİ?

Yirminci yüzyılın başlarında deniz fenerleri, zorlu okyanus şartlarında gemilere yol gösteren hayati yapılar olsa da, personelin ana karayla anlık iletişim kurmasını sağlayacak telgraf hatlarından yoksundu. Bu teknolojik yetersizlik, Eilean Mòr adasında yaşananlar gibi trajik olaylarda günlerce haber alınamamasına yol açıyordu. İletişim kopukluğu ve cesetlerin bulunamaması, resmi açıklamaların kamuoyunu tatmin etmesini zorlaştırarak olayın etrafında mitlerin oluşmasına zemin hazırladı.

Halk arasında bekçilerin periler veya deniz canavarları tarafından kaçırıldığına dair iddialar yayıldı. Adaya ilk ayak basan Joseph Moore'un fenerin tepesinde üç kara karga gördüğünü belirtmesi, bu kuşların kayıp adamların ruhları olduğu yönündeki batıl inançları güçlendirdi. Yaşadığı travmanın ardından psikolojik zorluklar çeken Moore adadan ayrılırken, üç denizcinin kesin akıbeti okyanusun derinliklerinde bir sır olarak kaldı.

Kaynak: Haber Merkezi