HER sabah vatandaşın gözü altın, faiz ve doların ne kadar arttığında takılıp kalıyor.
Kıymetli okurlarım, birlikte tarihsel bir yolculuğa çıkalım mı?
Yıl 1923: Cumhuriyet ilan edildi.
Kasa boş, borç çoktu ama haysiyet tamdı.
1 dolar, sadece 80 kuruştu. Yerli malı haftası kutlanıyor, şeker fabrikaları kuruluyor, demir ağlar örülüyordu. Türk lirası, masada eğilmeyen başın, cepteki gururuydu.
1946: İkinci Dünya Savaşı bitti. Dünya yeniden kurulurken, biz ilk büyük yarayı aldık.
Recep Peker hükümeti düğmeye bastı. Dolar bir gecede 1,29 liradan 2,80 liraya fırladı.
İlk büyük "devalüasyon" kelimesiyle o gün tanıştık. Liranın boynu ilk kez büküldü.
1958: Menderes dönemi. "Her mahallede bir milyoner" vaadiyle yola çıkılmıştı.
Ama hesap çarşıya uymadı. Dolar 2.80’den 9 liraya çıktı. Borç bini aşmış, kasa tam takır kalmıştı.
Dış yardım kapıları aşındırılmaya başlandı.
1970: Süleyman Demirel sahnedeydi. Ekonomi sıkışmış, ithalat durmuştu.
Bir sabah uyandık ki; dolar 9 liradan 15 liraya fırlamış. Ardından 70’li yılların o karanlık tüneli başladı.
Kuyruklar, Yokluklar, gecelik devalüasyonlar. 1979’a gelindiğinde dolar artık 47 liraydı.
1980:24 Ocak Kararları. Turgut Özal sahnede. Serbest piyasa dediler, liberalizm dediler.
Doları serbest bıraktılar. Bırakış o bırakış...
1980'de 90 lira olan dolar, 1983’te 280 liraya dayandı. Sıfırlar paranın ucuna vagon gibi eklenmeye başladı.
1994: "Ekonomist" Tansu Çiller dönemi. 5 Nisan Kararları tarihe geçti. Dolar bir ayda 19 bin liradan 38 bin liraya çıktı.
Gecelik faizler yüzde 7000 oldu. Cebimizdeki kâğıt parçası, artık pul bile değildi.
2001: Anayasa kitapçığı fırlatıldı. Siyaset karıştı, piyasa yıkıldı. Dolar 680 bin liradan 1,2 milyon liraya zıpladı.
Ecevit üzgün, halk perişandı. Kemal Derviş geldi, bankalar battı, olan yine vatandaşa oldu.
2005: Sıfırları attık. Milyonerlikten kuruşa düştük. 6 sıfır gitti, 1 dolar 1.34 "Yeni" Türk lirası oldu.
Psikolojik bir rahatlama ve "Lira değer kazanıyor" manşetleri. Ama üretim yoktu, sadece dışarıdan gelen sıcak para vardı.
2013-2021: Sıcak para bitti. Gezi olayları, 17-25 Aralık, darbe girişimi, rahip krizi derken...
Lira serbest düşüşe geçti.
2018'de 5 lirayı, 2021'de 10 lirayı geçti. "Nass" dendi, faiz sebep dendi, enflasyon sonuç dendi.
Sonuç? Dolar 18 lirayı devirdi.
2026: Bugün Mart ayındayız. Resmi verilere bakıyoruz. Dolar 44 liranın üzerine tırmanmış.
900 liradan 44 liraya değil ha. Aslında o atılan 6 sıfırı geri koysak, bugün 1 dolar tam 44 milyon 300 bin lira! Özetle: 1923'te 80 kuruşla başlayan bu büyük yürüyüş, üretmek yerine tükettiğimiz,
eğitim yerine inşaata gömüldüğümüz, hukuk yerine talimatla ekonomiyi yönetmeye çalıştığımız her an, doların önünde diz çöktü.
Atatürk’ün "Siyasi bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıkla taçlanmadıkça yaşamaz" sözü, her gün tabelada bir kez daha tokat gibi patlıyor.
Mesele doların çıkması değil...
Mesele, Türk lirasının haysiyetini koruyacak üretimin, adaletin ve aklın masadan çekilmesidir.
Grafik ortada.
Rakamlar yalan söylemez.
İmtihanı geçemedik.
Esen kalın…