TÜRKİYE de birçok ülkenin yaptığı gibi 'krizden korunma” maksadıyla inanılmaz bir zam uygulamasına girişti geçtiğimiz günlerde. Bütün özel tüketim mallarına, isimleriyle belirtmek gerekirse sigaraya, gazlı içeceklere, alkole, arabalara,...

TÜRKİYE de birçok ülkenin yaptığı gibi “krizden korunma” maksadıyla inanılmaz bir zam uygulamasına girişti geçtiğimiz günlerde.
Bütün özel tüketim mallarına, isimleriyle belirtmek gerekirse sigaraya, gazlı içeceklere, alkole, arabalara, benzine, cep telefonlarına, tıraş köpüğüne ve devlet tarafından “lüks” sayılan birçok eşya ve ürüne çeşitli yüzdelerde zam geldi.
Yani, daha düzgün bir şekilde belirtmek gerekirse, bir insan bunlardan herhangi birine sahipse veya düzenli olarak tüketiyorsa, hükümet bu kişilerin lüks yaşadığını, dolayısıyla vergi vermeleri gerektiğini öngörüyor.
Hükümete göre, orta gelir düzeyine sahip bir adam evinden çıkıyor, 1998 model Renault Broadway arabasına biniyor. Nokia 3210 cep telefonundan birilerini arıyor, konuşuyor. Büfenin yanında sağa çekiyor, sigara alıyor, bir yandan telefonla konuşmaya devam ediyor. İşe gidiyor, öğle arasında diğer çalışanlarla birlikte kola içiyor. İş çıkışında tekrar arabasına biniyor, eve doğru giderken benzincide durup arabasının deposunu dolduruyor. Evinin yakınlarındaki marketten ertesi gün tıraş olmak için tıraş köpüğü alıyor, eve doğru yürüyor.
İşte bu adam, hükümete göre lüks yaşıyor. Yaptığı neredeyse bütün eylemler lüks bir hayat yaşadığının göstergesi.
Hükümet, bu adamın yaptığı tüm eylemlere, tükettiği tüm ürünlere vergi koyuyor ve lüks yaşadığı için bir şeyler vermesi gerektiğini savunuyor.
Ayrıca hükümet krizden de bu adamın gündelik hayatında kullandığı ve tükettiği her şeyden fazladan ücret alarak kurtulacağını düşünüyor.
Ne kadar gülünç değil mi?
Hükümete göre normal yaşamda tükettiğimiz çoğu şey birer özel tüketim, yani zaruri ihtiyaç olmayan her şeyden vergi almayı, bir de bu vergiye "kriz geliyor" gibi abuk subuk sebeplerle zam koymayı hak görüyor kendinde.
Tıraş köpüğü bile özel tüketimse, biz lüks yaşamamak için neyle tıraş olacağız af edersiniz?
Sabunla mı?
Madem krizden etkilenmemek buradaki amaç, milletvekillerinin ve kabine üyelerinin maaşlarında düşüşe gidilsin, olmaz mı?
Meclis ve kabine üyelerinin maaş olarak inanılmaz rakamları her ay çuvalla eve götürmelerini engellemek mi bizi krizden kurtarır, yoksa bu zamlar mı?
Acaba her ay ne kadar para bu maaşlara gidiyor, bir açıklasınlar da bilelim, kendimizi iyice keriz gibi hissedelim.
Bu zamların yapacağı tek iyi şey vatandaşa sigarayı bıraktırmak olur, daha fazla da bir şey olmaz.
Vatandaş gündelik hayatında yaptığı şeylere para yetiştiremeyince mecburen alışkanlıklarından vazgeçer, para yoksa adam her zaman tükettiği ürünü nasıl alsın?
Bu durumda da adam ürünü zamlı almak yerine hiç almayacağı için ekonomi şu anda olduğundan daha kötü olur.
Yahu bunları hükümet ve bu zammı koyanlar düşünemiyor mu?
Ülke krizden böyle mi korunur?
Gerçekten ekonomi, devlet yönetimi konusunda bu kadar başarısız mı bu başımızdaki insanlar?
Sonuç olarak, hepimiz lüks yaşıyoruz efendiler.
Cep telefonunuz varsa, bir de arada kola içiyorsanız hiç bir şeyden şikayet etmeye hakkınız yok.
Zenginsiniz yahu, ötesi mi var? Uslu uslu verginizi ödeyin her zengin vatandaşın yaptığı gibi, sonra da lüks hayatınızın tadını çıkarın.