CHP'nin, ne yapacağı ve ne düşündüğü hatta nasıl birisi olduğu bile pek bilinmeyen yeni bir liderle %26 oy alması bana göre büyük başarı. Çok daha önemlisi, CHP'nin statükocu muhafazakar hatta gerici çizgiye taşınmış tabanına...

CHP’nin, ne yapacağı ve ne düşündüğü hatta nasıl birisi olduğu bile pek bilinmeyen yeni bir liderle %26 oy alması bana göre büyük başarı.
Çok daha önemlisi, CHP’nin statükocu muhafazakar hatta gerici çizgiye taşınmış tabanına rağmen, Kılıçdaroğlu’nun yeni açılımlardan söz etmesi ve bu oyu alabilmesi ilginç.
Kılıçdaroğlu gibi birisi, kısa bir sürede, karizmatik bir lider havasına sokulabiliyorsa, bundan sonra hiçbir parti, lider sıkıntısı çekmez gibi geliyor bana!
Yeter ki medya biraz destek versin.
Muhafazakar ve milliyetçi geleneğin temsilcisi olan MHP’de, partinin politikalarını belirleme noktasında olan genel başkan yardımcılarının o çirkin kasetlerine rağmen, barajın aşılması inanılacak gibi değil.
Demek ki, Ak Parti ülkeyi yönetmeye odaklanıp seçimlere dönük ciddi çalışmalar içine girmişken, CHP’nin eski lideri başta olmak üzere, MHP’nin önde gelen aktörleri aşkla meşkle uğraşmışlar.
Baykal’ın çapkınlığından çok daha çirkin olanı, sevgilisini milletvekili yapıp, bu halkın parasını ona maaş olarak ikramda bulunması kabullenilecek bir şey mi?
Bu rezilliği sergileyen birisini bu toplum yeniden parlamentoya taşıdı.
Akıl alacak gibi değil.
Böyle bir yapıya ya da bir siyasetçiye oy verenler nasıl olur da aydın olarak tanımlanmaya çalışılırken diğer partilere oy verenlere aptal denebilir?
Bana göre tam tersi bir tanımlama içine girmek gerekir.
Geçen seçimlerde kıyılar hikayesi ortaya atıldı.
Ne imiş efendim, kıyılarda aydın kişiler, diğer yerlerde ise, cahil cühela varmış.
Bu seçim sonuçlarına baktığımızda kıyılar da mı yavaş yavaş cahilleşiyor?
Türk halkının aydın ya da cahil olan kesiminin tasnifini verilen oylara göre yapmaya kalkarsak, kendilerini aydın zannedenlerin ne kadar cahil, ya da ne kadar öngörüsüz, statükocu, gerici ve parti fanatizmi içinde olduklarını görmek mümkün.