AK Parti içindeki kutuplaşmanın partiye büyük zarar verdiği ortada. AK Parti bu çelişki yüzünden yerel seçimi kaybetti. Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ve ekibiyle, partide önemli bir etkinliği olan Değişim Grubu arasındaki iktidar kavgası bugünlere...
AK Parti içindeki kutuplaşmanın partiye büyük zarar verdiği ortada.
AK Parti bu çelişki yüzünden yerel seçimi kaybetti.
Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ve ekibiyle, partide önemli bir etkinliği olan Değişim Grubu arasındaki iktidar kavgası bugünlere kadar taşınırken, Sayın Hasan Sipahioğlu’nun AK Parti’ye geçişiyle birlikte bu çelişki tavan yaptı.
Parti için böylesine olumsuz ve tehlikeli bir tablonun bir an önce ortadan kalkması gerekiyordu. Bunun için de siyasette, sorunların sorumlularını hatta suçlularını aramak yerine, gelecekte başarıyı yakalayabilmek için, birlikte nasıl hareket edilmesi gerektiğinin belirlenmesi şarttı.
Bu çelişkileri ortadan kaldırabilecek bir güce siyasette her zaman ihtiyaç vardır. Bu güç, bugün için Alanya’da en karizmatik ve kariyerli hatta her anlamda donanımlı ve güçlü bir siyasetçi konumunda bulunan, hepimizin onunla övünebileceği bir siyasetçi olarak gördüğümüz Sayın Mevlüt Çavuşoğlu idi.
Sayın Çavuşoğlu’nun konumu ve geldiği nokta itibariyle, geçmişe sünger çekip Alanya’da, parti içi çelişkilerde taraf olma yerine, tarafları bir araya getirme misyonunu yüklenmesi gerekiyordu.
Sanırım olması gerekeni oldurma adına Sayın Çavuşoğlu çok ciddi bir adımı attı gibi geliyor bana!
Geçen hafta sonu Sayın Çavuşoğlu’nun balıklı dayanışma toplantısı, hem Alanya’nın hem de AK Parti'nin Alanya’daki geleceği bakımından hayati bir önem taşıdığını rahatlıkla iddia edebiliriz.
Bu toplantının içeriği sır gibi saklansa da, özünde nelerin yaşandığını anlamak o kadar zor değil.
Toplantının içeriği ve önemi, AK Parti Belediye Meclisi üyeleri, İlçe Başkanı Sayın Hüseyin Güney, yönetim kurulu üyeleri ve en önemlisi de Sayın Hasan Sipahioğlu’nun bir arada bulunmaları.
Bu toplantının en önemli yanı, bu birliktelikte Sayın Çavuşoğlu kutupların tarafı mı oldu, yoksa tarafsız kalıp toparlayıcı mı oldu? Toplantının dışa yansımasından anlıyoruz ki, tarafsız olma gerçekçiliğini göstermiş ve taraflara hiç de reddedemeyecekleri tavsiyelerde bulunmuş olduğu anlaşılıyor.
Belediye çalışmalarının, AK Parti’nin belediyecilik anlayışına yönelmesi, grup toplantılarının işlerlik kazanması gerektiği ve Sayın Sipahioğlu’nun genç siyasilere ağabeylik yapmasının tavsiye edilmiş olabileceği bu tür bir toplantıdan sonra, tarafların aklını başına toplayıp, geçmişteki çelişkileri unutarak, Alanya’nın çıkarları doğrultusunda bir güç birliğine gitmelerinin kaçınılmazlığına inanıyorum.
Böyle bir değişimin de, Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun olaya tarafsız yaklaşmasıyla ancak mümkün olabileceği gerçeğinin de altını özellikle çizmek isterim.
Demek ki Sayın Mevlüt Çavuşoğlu kendisine yakışan çıkışı gerçekleştirdi. Bu objektif ve gerçekçi çıkış sonrasında, tarafların hata yapmalarının, kutuplaşmada ısrarcı olmalarının, siyaseten kendilerine çok pahalıya mal olabileceğini söylemek için kahin olmaya da gerek yok!