Bilader, Goçagların ezzacı Murad'ın "Özlenen yıllar. Alanyalıca bi yayla göçü hikayesi" yazısına devam ediyoz: Fırının altındaki gasaphanede Çil Amad'ın oğlu, Gobitenin Hakkı davarları kesip asıyorlar. Giritli Hasan onların yanında. Ciğerler, böbrekler fırıncının ekmek tavasına atılıp bişiriliyor. İnciği, döşü, boşu, boyun ufrası, her yanı birilerine evelden sözlü. Hamballar evlere et, ekmek dağıtıyor. Cıngıldaklar eş guvatına ötüyoru. Güneş aşşa doğru eğildiğinde bir bir dere dolmuşları gelmeye başlar. Alanya’dan ısmarıçlar gelir, gaste gelir. Ev eksikleri alınır, evlere dönülür. Bütün su başları gızlı, oğlanlı gençlerle doludur. Hacıbekri, Berberler, Aynalı Muhar, Güccüg Muharbaşı, sıra sıra su bidonları… Gün battı mı löküsler yakılır. En erken de gayabaşında Hatipoğlu Nazmi yakar. Sıra sıra löküsleri asar çardağın ucuna. Yemeğin ardından başlar yedi atmışbeşi, barabellisi, sıkılır havaya. Ertesi gün boş govanlar toplanıcaktır.İşte böylesine özlenesi yıllardı o yıllar. İsimlerini saydığım kişilerin çoğu Hak'kın rahmetine kavuştular. Çok özlüyorum hepsini, çok özlüyorum o yılları. Allah ölenlere rahmet, geride kalanlara sağlık versin. Bu yazıyı evladıma ve evlatlarımıza, babalarının çocukluk yıllarından bir kesit olsun diye kaleme aldım. Kusurumuz olmuşsa eksiklerimizle birlikte affola.- BİDDİ -