Modern hayatın hızında aynı konuyu tekrar tekrar düşünmek birçok kişiyi zihinsel olarak yoruyor. Uzmanlara göre aşırı düşünmeyi tamamen sıfırlamak zor olsa da, bu döngüyü yönetmek ve günlük hayatı daha sakin hale getirmek mümkün.

Telefon bildirimleri, iş stresi, aile sorumlulukları, para hesabı, gelecek kaygısı... Gün içinde zihni en çok yoran şey bazen dışarıdaki koşullar değil, aynı düşüncenin defalarca kafada dönüp durması oluyor. Psikoloji alanında bu durum aşırı düşünme ya da yaygın adıyla overthinking olarak tanımlanıyor.

S C75Bc3Fd3C049725Dfe6Ca50581431A26Cb0F620

Uzmanlara göre kişi çoğu zaman henüz yaşanmamış bir olayın sonucunu düşünüyor, geçmişte söylediği bir sözü yeniden tartıyor ya da en kötü ihtimalleri peş peşe sıralıyor. Bu da hem zihinsel yorgunluk yaratıyor hem de karar almayı zorlaştırıyor. Özellikle son yıllarda artan belirsizlik ortamı, sosyal medya baskısı ve sürekli bilgi akışı nedeniyle bir şeyi kafaya takmamak için ne yapmak gerekir sorusu daha sık soruluyor.

DÜŞÜNCEYİ YOK ETMEYE ÇALIŞMAYIN

Rahatsız eden bir düşünce geldiğinde birçok kişi onu aklından zorla atmaya çalışıyor. Ancak uzmanlara göre bu yöntem çoğu zaman tam tersine çalışıyor. Çünkü zihin, bastırılmaya çalışılan konuya daha fazla odaklanabiliyor.

Victor Osimhen'in acılarla dolu hayat hikayesi
Victor Osimhen'in acılarla dolu hayat hikayesi
İçeriği Görüntüle

S Dc46C6453Da228A9F216E94F8C7Ed775D54933F8

Daha sağlıklı olan yaklaşım, düşünceyi hemen büyütmek ya da onunla kavga etmek yerine “Şu an zihnimden bir düşünce geçiyor” diyebilmek. Yani düşünceyi gerçeklik değil, gelip geçen bir zihinsel içerik gibi görmek. Küçük ama etkili bir fark. Bazen insanı en çok rahatlatan şey de bu oluyor.

KENDİNİZE ZAMAN MESAFESİ KOYUN

Aşırı düşünme anlarında sorunlar olduğundan daha büyük görünebiliyor. Böyle zamanlarda kendinize şu soruyu sormak işe yarayabiliyor: Bugün beni bu kadar geren konu bir hafta sonra, bir ay sonra ya da bir yıl sonra hâlâ aynı ağırlıkta olacak mı?

S F1818E704A02Ae00C6F9F6F51225618C2Ff42F20

Bu yöntem, duygusal yoğunluğu biraz geriye çekmeye yardımcı oluyor. Çünkü zihin o anda yalnızca mevcut sıkışmışlığa bakıyor. Oysa zaman perspektifi devreye girince olayın gerçek boyutu daha net görülebiliyor. Özellikle ev, iş, ilişki ve para meselelerinde sürekli düşünmeyi bırakma yolları arasında bu teknik sık öneriliyor.

KENDİNİZLE KONUŞMA BİÇİMİNİZİ DEĞİŞTİRİN

İç ses bazen destek olmak yerine yük bindirebiliyor. “Ben mahvoldum”, “Ben bunu yine yanlış yaptım” gibi cümleler stres hissini artırabiliyor. Uzmanlar, kişinin kendi kendine konuşurken bazen kendi ismini kullanmasının ya da kendine dışarıdan seslenir gibi yaklaşmasının daha dengeli bir bakış sağlayabileceğini söylüyor.

S B9Bf15Ab9D871Eb80B35935349Bf5880E60E795B

Örneğin “Bunu nasıl düzelteceğim?” yerine “Bircan, şimdi sakin olup sırayla bak” gibi daha mesafeli bir dil kurmak, duygunun şiddetini azaltabiliyor. Bu yöntem kulağa basit geliyor ama kriz anında düşünceyi daha düzenli hale getirebiliyor.

KAYGIYA BÜTÜN GÜNÜ TESLİM ETMEYİN

Endişe tüm güne yayılınca kişi hem işine odaklanamıyor hem de zihinsel olarak tükeniyor. Bu nedenle uzmanların önerdiği yöntemlerden biri, kaygıya gün içinde sınırlı bir zaman ayırmak. Yani günün belirli bir bölümünü sadece bu düşüncelere ayırmak.

S 034C32551B446Caea38E87B22C5F38Ce99Bc9F07

Örneğin akşam 18.30’da 15 dakika boyunca kafanızı kurcalayan konuları not almak, düşünmek ve değerlendirmek mümkün. Günün geri kalanında aynı konu yine akla gelirse “Bunu belirlediğim saatte düşüneceğim” demek, zihni toparlamaya yardım edebiliyor. Herkeste aynı etkiyi yaratmaz ama birçok kişi için işe yarayan pratik bir yöntem.

ORTAMI DEĞİŞTİRİN, BEDENİ HAREKETE GEÇİRİN

Kontrol hissi azaldığında zihnin de daha kolay dağıldığı biliniyor. Bu yüzden bazen çözüm düşüncede değil, fiziksel ortamda başlıyor. Masayı toplamak, kısa bir yürüyüş yapmak, odanın havasını değiştirmek ya da birkaç küçük işi bitirmek kişiye yeniden denge hissi verebiliyor.

S 658F75Ea450C9Bbb35Cad0Dd13F028672E4247A2

Ayrıca doğada kısa süre geçirmenin stres üzerinde olumlu etkileri olduğuna dair bilimsel çalışmalar da bulunuyor. Bu yüzden kafaya takmamak için uygulanabilecek günlük yöntemler arasında kısa açık hava yürüyüşleri sıkça öne çıkıyor. Her şey düzelmiyor belki ama zihin biraz nefes alıyor.

ZİHNİN ÜRETTİĞİ ENERJİYİ BİR İŞE YÖNLENDİRİN

Aşırı düşünme çoğu zaman hareketsizlikle büyüyor. Zihin tehdit algıladığında bedeni alarma geçiriyor ama o enerji bir yere akmayınca huzursuzluk artıyor. Bu nedenle o anda küçük de olsa somut bir şey yapmak faydalı olabiliyor.

Bir liste hazırlamak, ertelediğiniz bir telefon görüşmesini yapmak, bilgi eksikliği varsa araştırmak ya da güvendiğiniz biriyle konuşmak bu enerjiyi daha sağlıklı bir kanala taşıyabiliyor. Kısacası, düşünceyi düşünmek yerine bazen küçük bir adım atmak daha etkili oluyor. Hepsi çözülmüyor. Ama düğüm biraz gevşiyor.

AŞIRI DÜŞÜNMEYİ TAMAMEN BİTİRMEK DEĞİL, YÖNETMEK ÖNEMLİ

Uzmanlara göre amaç zihni tamamen susturmak değil. Zaten bu çoğu zaman gerçekçi de değil. Asıl mesele, düşüncelerin hayatın direksiyonunu ele geçirmesine izin vermemek. Çünkü insanın aklından kötü senaryolar geçebilir, geçmişteki bir hata canını sıkabilir ya da belirsizlik kaygı yaratabilir. Bunlar hayatın içinde var.

Önemli olan, bu düşüncelerin günün tamamını işgal etmesini önlemek. Özellikle yoğun iş temposu, aile yükü ve ekonomik baskı altında yaşayan kişiler için bu teknikler küçük görünse de günlük hayatta ciddi fark yaratabiliyor. Fatura, kira, çocukların sorumluluğu, yarın ne olacak duygusu... Zihin tam da bu başlıklarda en çok sıkışıyor.

Bu nedenle uzmanların önerileri mucize reçete değil; daha çok zihni yeniden raya sokan küçük araçlar olarak görülüyor.

Muhabir: Bircan Subaşı