Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda, bölge ekonomisini doğrudan etkileyen finansman sorunları ve Antalya Toptancı Hali'ndeki konkordato süreçleri ele alındı. Körfez Gazetesi'nden Ertuğrul Gün'ün aktardığına göre, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yüksek faizlerin ve artan maliyetlerin tarım ile ticaret sektörleri üzerindeki baskısına dikkat çekti. Çandır, siyasi gerilimlerin ve korumacı ticaret politikalarının faturasını üretici, işletme ve tüketicilerin ödediğini bildirdi.
Toplantıda; ABD ile Çin arasındaki rekabet, Rusya-Ukrayna hattındaki belirsizlikler ve Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji, gıda, ham madde ve taşımacılık maliyetlerine doğrudan yansıdığı vurgulandı. Çandır'ın açıklamalarına göre, firmalar faaliyetlerini sürdürebilmek ve yükümlülüklerini yerine getirmek adına maliyetine bakmaksızın yüksek faizli kredilere yönelmek zorunda kalıyor. Bu durumun, işletmelerin üzerindeki yükü ağırlaştırdığı ve iflas risklerini büyüttüğü ifade edildi.
KREDİ LİMİTLERİ ÜÇ KATINA ÇIKARILMALI
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için finansmana erişim şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini belirten Çandır, Ziraat Bankası üzerinden sağlanan hazine destekli kredilere değindi. Son üç yıldır sabit bırakılan kredi üst limitlerinin, üretim ile girdi maliyetlerindeki hızlı artış göz önüne alınarak en az üç katına çıkarılması talep edildi.
KONKORDATO SÜRECİNDE KİMLER RİSK ALTINDA?
Son dönemde toptancı halinde ve genel ticari hayatta artan konkordato ilanlarının, borçlu firmayı korurken alacaklı konumundaki tedarikçileri zora soktuğu biliniyor. Çandır, bu sürecin zincirleme bir ödeme krizine dönüşmemesi için yeni bir yaklaşım önerdi. İlgili öneriye göre, konkordato ilan eden işletmelerin vergi, sigorta primi ve banka borçları ötelenirken, mal ve hizmet aldığı reel sektör temsilcilerine yönelik ödemeleri kesintisiz devam etmeli.
Antalya merkezli bu ekonomik dalgalanma, Alanya başta olmak üzere Akdeniz çanağındaki tarımsal üreticiler tarafından da yakından takip ediliyor. Turizm sezonundaki ekonomik hareketliliğin önceki yıllara kıyasla daha zayıf bir ivmede kalması, bölge genelinde ticaret ve tarım sektörlerini dolaylı olarak etkiliyor. Bir işletmenin yaşadığı mali sorunun diğerlerine sıçramasının engellenmesi, bölgesel ekonominin ve tedarik zincirinin devamlılığı için kritik önem taşıyor.




