Kredi ve kredi kartı başvurularında yüksek kredi notu, onay için tek başına yeterli olmayabiliyor. Bankalar, müşterinin borç durumu, gelir seviyesi, ödeme performansı ve kendi risk politikalarını birlikte değerlendiriyor. Bu nedenle kredi notu yüksek olan bir kişinin başvurusu da banka tarafından reddedilebiliyor.
Bankacılık sektöründe kredi değerlendirme süreçlerinin giderek daha fazla veri üzerinden yapılması, tüketicilerin hesap ve kredi kartı kullanım alışkanlıklarını da önemli hale getirdi.
KREDİ NOTU TEK BAŞINA KARAR VERDİRMİYOR
Findeks'in güncel bilgilendirmesine göre bankalar kredi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı başvurularını değerlendirirken Findeks Kredi Notu'nu temel girdilerden biri olarak kullanıyor.
Ancak nihai karar bankanın kendi kredi tahsis kriterleri ve risk politikalarına göre veriliyor. Bu nedenle yüksek kredi notu, kredinin kesin olarak onaylanacağı anlamına gelmiyor.
KREDİ NOTUNU EN ÇOK ÖDEME ALIŞKANLIKLARI ETKİLİYOR
Findeks'in açıkladığı hesaplama sisteminde kredi notunun yüzde 45'ini kredili ürünlerdeki ödeme alışkanlıkları oluşturuyor.
Mevcut hesap ve borç durumu yüzde 32, kredi kullanım yoğunluğu yüzde 18, yeni kredili ürün açılışları ise yüzde 5 ağırlığa sahip.
Kredi kartı, kredi veya kredili mevduat hesabı ödemelerinin geciktirilmesi kredi notunu olumsuz etkileyebiliyor. Borçların ve kullanılan limitlerin yüksek seviyelere çıkması da finansal risk değerlendirmesinde önem taşıyor.
BANKALAR GELİR VE BORÇ DENGESİNİ DE İNCELİYOR
Kredi başvurularında kişinin belgelenebilir geliri ile mevcut borçları arasındaki denge de değerlendirmeye alınıyor.
Gelire kıyasla yüksek kredi kartı borcu, yoğun kredi kullanımı veya kısa sürede artan borç yükü, bankanın başvuruyu daha riskli değerlendirmesine neden olabiliyor.
Bankalar ayrıca kendi iç sistemlerinde müşterinin hesap hareketleri ve finansal profilinden elde edilen farklı verileri de risk analizinde kullanabiliyor.
BAHİS VE PARA TRANSFERİ İDDİALARINA DİKKAT
Bazı haberlerde kredi kartıyla bahis veya şans oyunu harcaması yapılmasının ya da açıklamasız IBAN transferlerinin kredi başvurusunun otomatik olarak reddedilmesine yol açtığı öne sürülüyor.
Ancak kamuya açık Findeks kredi notu hesaplama kriterlerinde belirli bir alışveriş veya para transferinin tek başına otomatik kredi reddi nedeni olduğuna ilişkin böyle bir kriter yer almıyor.
Bankaların kendi iç risk değerlendirme sistemlerinde işlem türü, hesap hareketleri ve müşteri profili farklı biçimlerde değerlendirilebilir. Bu nedenle belirli bir işlemin bütün bankalarda otomatik ret sonucunu doğurduğunu söylemek mümkün değil.
KREDİ BAŞVURUSUNDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Kredi kullanmayı planlayan tüketicilerin öncelikle kredi ve kredi kartı borçlarını zamanında ödemesi önem taşıyor.
Toplam borcun gelire göre sürdürülebilir seviyede tutulması, kredi kartı limitlerinin sürekli yüksek oranlarda kullanılmaması ve bankalardaki gelir bilgilerinin güncel olması da kredi değerlendirmesinde tüketicinin finansal profilini güçlendirebiliyor.
Findeks verileri de düzenli ödeme performansının kredi notunun en önemli unsuru olduğunu gösteriyor.
Başvuru sonucu ise kredi notunun yanı sıra gelir, mevcut borçlar, kredi kullanım geçmişi ve bankanın kendi risk politikalarının birlikte değerlendirilmesiyle belirleniyor.




